(19. hafta)
Uzun zaman oldu buradan yazmayalı…
Bir şeyler biriktirmek için iyi bir fırsat oldu aslında
Hamilelikle birlikte gerçekten pek çok şey değişiyor
Bunu önceden tahmin etmeniz zor. Tabii ilk hamileliğiniz değilse…
Söylerlerdi de üstünde durmazdım
Şimdi kendime bakıyorum da her şeyin adım adım ayırdına varıyorum
Yok öyle “karar verdim çocuk yapıcam, yaptım, oldu” demek!
Bir kere en somutu vücudun değişiyor
Mesela memelerinin çevresindeki kahverengi halka giderek genişliyor ve koyulaşıyor

Daha da kötüsü karnın genişledikçe meme-karın arası mesafe giderek daraldığından birbirine değmeye başlıyor!!! (bu bahsi kapatalım)
Sonra evde demir hapları, badem yağları cinsinden ilaçlar türüyor; masanın üzerinde soda, süt, su bardakları birbirine karışıyor… Uuu, daha neler neler…
Bir de çevrendekiler sana istemediğin kadar hamile olduğunu hatırlatıyor
Tüm dikkatler karnına çevriliyor, gözler yüzünden aşağıya kayıyor
Muhabbet ister istemez önemli tavsiyelere dönüşüyor:
“Sakın kilo alma. Bak benim bir arkadaşım vardı senin gibi, çok kilolu değildi. Hamileliğinin sonunda birden 18-20 kilo aldı”!
Doinnkkk! Böyle bir şey söylenir mi ya? Ne o öyle her gün lıkır lıkır yağ içsen, o kadar kilo almazsın. (diye ümit ediyorum :)
Sonra içgüdüsel olarak kalabalık ortamlardan kaçmaya başlıyorsun. Konserdi, yurtdışıydı, hoplamaktı, zıplamaktı canın çekiyor. Mesela geçenlerde uzun zamandan sonra ilk kez Taksim’e gittim. (Aman ne büyük olay diyebilirsiniz ama evim uzak ve arabam yok) Allahtan kalabalık değildi. Tabii her hamile benim gibi değil. Çok rahat hayatını yaşamaya devam edenler de var. Kıskanılası bir şekilde… Onları sonsuz tebrik ediyorum.
Peki güzel yanları yok mu hiç?
Olmaz olur mu…
En güzeli –ki henüz bir kere başıma geldi- toplu taşıma araçlarındaki oturma üstünlüğü!
Sizi gören biri hafifçe gülümseyerek yerini size verir, siz de “Aman efendim rahatsız olmasaydınız” deyip kendinizi koltuğa atarsınız.
Bir de (buna bayılıyorum) herkes yediği şeyi benimle paylaşmak istiyor. Gözümü tabaklarına nasıl dikiyorsam artık!
Daha da güzeli, hatta en güzeli, bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlamak…
Tarifi yok. Birkaç hafta içinde daha net hissedebileceğim anları iple çekiyorum.
Haa, bir de hamilelik yogası…
Henüz başlayalı bir hafta oldu ama süper
O da başka bir yazı konusu artık…

Paylaşmak ister misin?

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile