Gizem’in çığlıyla irkildim. Koşarak içeri gittiğimde Gizem’i koridorun köşesine sinmiş halde buldum. “içerde! İçerde! Git bak!” diyerek banyoyu gösteriyordu. Demek ki tadilattan sonra kapak taktırmaya üşendiğim küvetin altındaki boşluğa fare dadanmıştı. Fareyi nasıl yakalayacağımı düşünerek banyoya girdiğimde küvetin kenarında duran gebelik testini fark ettim,

Az önce aldığım gebelik testini unutmuş olmam, baba olma fikrine ne kadar uzak olduğumu gösteriyor sanırım.

20. haftaya geldik, artık etrafımdaki bebeklere bakarken yakalıyorum kendimi. Bizimki acaba nasıl olur? Böyle mi ağlar? Yürüyene kadar mı daha zor olur, yürüdükten sonra mı? Soru sormaya başlayınca arkası kesilmiyor, en iyisi şimdilik bunları düşünmemek... 
Arkadaşlarımdan sıklıkla duyuyorum: ” Eee bundan sonra nasıl olacak bakalım, eskisi gibi gezmek tozmak yok artık, hehehee...”.