Çocukluk Çağı Korkuları Çocuklarda korkular çok çeşitlidir, bunlar çocuğun yaşına bağlı olarak değişiklik gösterir. Öncelikle bilinmesi gereken çocuklardaki bu korkuları çok ciddi birer problem olarak görmemek ve yaşanması gereken bir dönem olarak benimsemektir. Ancak korkuların nedenleri de mutlaka araştırılmalıdır.

Çocukluktan yetişkinliğe geçmeye çalışan gençlerin bunu başarabilmesi için doğal olarak kendi başına hareket etmeyi öğrenmesi, kendi kararlarını vermesi gerekecektir.  Kendine has karakter oluşumunu gerçekleştirebilmesi için böyle davranması doğal olarak gereklidir. Bunun aksi aslında sorundur.

 Ölüm kişi için travmatik bir olay olduğu kadar doğal da bir olaydır. Çocuğa ölümün kötü bir olay olmadığını, doğal bir süreç olduğunu onun anlayabileceği bir dilde anlatılmalıdır. Örneğin; bir çiçeğin büyümesi, yeşillenmesi, sararması ve solmasını ölümü zihinsel açıdan sembolize ederek anlatmanız korkmasını engelleyecektir ya da bir hikaye anlatabilirsiniz. “Bir anne kuş ile çocuk kuş birlikte geziyorlarmış. Bir gün anne kuşun kanadı bir ağacın dalına takılmış o günden sonra anne kuş bulutların üzerinden çocuk kuşu izlemeye devam etmiş, her yaptığını oradan görebiliyormuş. ….” gibi hikayeleştirin , daha sonra yaşadığı olayla bu anlatılan hikayeyi birleştirerek anlatabilirsiniz.

Yaşamın ilk 1-2 yılında anne ve bebek arasında kaliteli bir bağlanmanın oluşması çocuğun ruhsal gelişiminde önemli rol oynar. Bağlanma sürecinin bebek daha anne karnındayken başladığı düşünülmektedir.

 Amerika ve Çin’de en az bir çocuğu olan ailelerle yapılan interkültürel araştırmada, anne ve babaların zaman zaman çocuklarına yalan söyledikleri ortaya çıktı. Üç yaş ve üzeri çocuk sahibi ailelerin yüzde 84’ü, eğitim amacı altında çocuklarına en az bir kez yalan söylediklerini ifade ediyor.

Yalan söyleme alışkanlığının çok küçük yaşlarda başladığını ve bu konuda yapılan incelemeler sonucunda çocuklarda var olan bu davranışın ilerleyen yaşlarda ortaya çok daha büyük sorunlar çıkardığını ve yalan söylemenin çocuklarda zamanla davranış bozukluğuna dönüşeceğini belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Ayhan, “Eğer buna tırnak yemek, altını ıslatmak, kekemelik, tik, inatçılık, tembellik, saldırganlık, korkaklık, içe kapanıklık gibi bir veya birkaç davranış bozukluğu da eşlik ediyorsa durum ciddi demektir” dedi.