Çocukla Sağlıklı İletişim İpuçları Çocuğunuzla iletişiminzde sorun zaman zaman yaşanacaktır; önemli ve değerli olan, sorunlarla karşılaşıldığında doğru ve uygun stratejinin belirlenip, izlenmesidir. Çocuğunuzla bir sorun yaşadığınızı hayal edin, önemli, bir sorunla karşı karşıyasınız. Nasıl hissedersiniz, neler düşünür, neler yaparsınız?

Şiddete maruz kalan çocuklar, bir kez ya da defalarca olmuş fark etmez yaşadıklarına çeşitli şekilde tepkiler verebilirler. Üstelik sadece buna maruz kalmaları değil, bu görüntülere şahit olmaları bile yeterlidir.

Olay sonrasında çocuklar, çocuktan çocuğa fark etmekle birlikte şunlar gözlenir:

- Kavgacı ve hırçın davranışlar sergileyebilir.
- İçine kapanır ve tepkisiz davranabilirler.
- Uyku bozuklukları ve içeriğini açıklayamadıkları korkulu rüyalar görebilitler
- Sürekli dikkatleri dağınık ve tedirgindirler.
- İrkilme davranışları gösterebilirler.
- Sanki olayı tekrar tekrar yaşıyor gibi davranabilir, o olayı çağrıştıran olaylarla karşılaştıklarında yoğun bir psikolojik sıkıntı duyarlar, aşırı fizyolojik tepkiler gösterebilirler.
- Konuyla ilgili konuşmalardan, kişilerden uzak durmaya çalışırlar.
- Olayın  önemli bir kısmını hatırlayamama, çevreye olan ilgilerinde azalma, duygularını dışarı vurmada kısıtlılık, çevreden uzaklaşma gibi tavırlar sergileyebilirler.
- Mutsuz görünebilirler.
- Oyunlarında yaşadıkları olayı tekrar tekrar canlandırabilirler.

Çocuklukta başlayan depresyonların birçoğunun çocukluk ve erişkinlik dönemlerinde de sürdüğü gözlenmiştir. Bu bozukluk ne kadar erken başlarsa kalıtımsal etkenlerin o kadar etkin olduğu kabul edilmektedir. Anne babalar için çocuklarının sıkıntılı ve depresif bir duygu durumunda olması üzüntü vericidir. Çocuklarda gözlenen depresyon zamanında ve doğru uzman tarafından tedavi edildiğinde, çocukların yaşam kalitesi ve aile içi iletişim düzeyinde artış sağlanmaktadır.

Ayrıca depresyon ne kadar erken yaşta başlarsa, gelişimi o kadar olumsuz yönde etkileyeceği ve kişinin hastalıkla geçireceği yıllar artacağı için olumsuz etkilerin daha fazla olacağı düşünülmektedir.

Günümüzde en yaygın rahatsızlıkların başında yer alan stres, sadece yetişkinleri etkilemiyor. Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre, ilkokul birinci ve üçüncü sınıfa giden öğrencilerin üçte ikisinin stresten şikayetçi oldukları  ortaya çıktı. Alman Çocuk Esirgeme Birliği’nin (Deutscher Kinderschutzbund, DKSB) yaptığı ankete göre, ilkokul ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin üçte biri stres altında.  Ankete katılan yedi ile dokuz yaşları arasında bulunan beş bin çocuğun katıldığı araştırma sonucuna göre çocuklar için okulun en büyük stres faktörü olduğunu saptandı.

‘Bireysel Psikolojik Hizmetler’ ve ‘Kurumsal Danışmanlık’ alanında 25 yılı aşkın tecrübesiyle hizmet veren DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü ve Akbatı AVYM işbirliği ile hayata geçirilen, halka açık ücretsiz seminerler serisinde, 23 Kasım 2012, saat 15.00 – 16.00’da “Okul Öncesi Dönemdeki Gelişimsel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu bir etkinlik gerçekleştirilecek. Bu etkinliğe katılacak ebeveynler, çocuklarıyla okul öncesinde yaşadıkları sorunlar ve çözümleri konusunda bilgilendirilecek.

Çocuk özgüveni gelişmiş olarak doğmaz ancak kimi çocuk özgüvenini geliştirmeye daha yatkın olur. Özgüvenin oluşması bir gelişim sürecidir ve bu zaman alır. Birçok kişi de bu süreç yetişkinliğe kadar uzayabilir.

Yeni doğmuş bir bebek henüz kendinin ve hayatın farkında değildir fakat hemen ilk günlerden itibaren içgüdüsel olarak bebek kendini geliştirmeye hazırdır.