Çoğu zaman yemek yemek kişinin mutsuzluk ve kaygı duygularını hafifletmek için kullandığı bir araç olur. Ancak bu asıl sorunu el almak ve çözümünü aramak yerine kişinin kendini oyalamasıdır.

Kişi kısa vadeli olarak, o an yemek yiyerek rahatlatsa da uzun vadede yoğun bir suçluluk duygusu hisseder. Kilo verilirken hedeflerin belirlenmesi büyük önem taşır.

Motivasyon, diyetin sürmesi için sahip olunması gereken en temel kaynaktır. Motivasyonun azalması nedeniyle diyetin yarım bırakılması kişinin başarısız hissetmesine neden olur. Bu nedenle motivasyonu kıran faktörlerin saptanması ve çözüm bulunması çok önemlidir. Psikolojik destek motivasyonun geri kazanılmasını sağlayabilir.

Psikolojik etkenler kilo almaya sebep olduğu gibi psikolojik destek alınmadığı takdirde kilo vermeyi de imkansız hale getirir. Birbirinden farklı diyetler, egzersiz ve kilo verme yöntemleri, mide ameliyatları dahi işe yaramaz hale gelir. Kişi kilo vermek için bulunduğu her girişime bu sefer son olacak diyerek başlasa bile, verilen kilolar bir süre sonra tekrar alınır, sonra tekrar verilir. Bu kısır döngü kişide gerek sağlığı, gerek görünüşü ile ilgili kaygıların giderek artmasına sebep olur. Kişi umutsuzluğa kapılabilir ve yeme bağımlılığı, psikolojik ve sosyal problemler yaratmaya başlar. Kişi çevresi tarafından iradesizlikle suçlanır, kilo vermesi için durmadan baskı yapılır.

Başarısızlık hissi, özgüvende azalma hisseder. Ya tamamen vazgeçer kilo verme girişiminden ya da bu kısır döngü içerisinde yaşayıp gider. Kilolu bireylerin sayısındaki artış dikkat çekici ve obezitenin kronik bir hastalık . Bu kronik hastalığın tedavisinde davranış değişikliği yaratılmazsa veya yemek yemeye asıl neden olan temelde yatan psikolojik sebep bulunmaz ve tedavi edilmez ise kilo verme dönemi sonrasında tüm kilolar geri alınıyor. Tekrarlayan bu kısır döngü kişileri daha da mutsuz edebiliyor.

Bu şekilde yenilgiye boyun eğip iyi insan olarak varlığını sürdürme çabası dikkat çekici. Şişmanlığı tedavi etme etme yolu olarak tek başına diyet listesi çoğu zaman tek başına yeterli sonucu sağlamıyor. Bizim önerimiz mutlaka doktor, diyetisyen, psikolog üçlüsünü bir arada çalışması ve egzersiz uzmanından destek alınması.

Yeni yapılan çalışmalar ve öneriler de “tedaviden terapiye” doğru geçişi destekler yönde ve daha etkili olduğu yönünde görüş bildiriyor Diyet yapmak zahmetli ve psikolojik hazırlık gerektiren bir süreç. En önemlisi de eş, aile ve yakın çevrenin desteği gerekiyor. Diyetine uyan, ailesinden de destek gören bireyler ideal kilolarına beklenen sürede ve sağlıklı bir şekilde ulaşıyorlar.

Psikolog Aykut Akova

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile