Vücudumuzun en dış tabakası olan cildimiz bu etkilerden en çok zarar gören parçamızdır. Cildimiz gün içinde yıpranmaktadır. Bu yıpranma yaşadığımız rahatsızlıklar, sahip olduğumuz hastalıklar ve çevremizdeki dış etkenler nedeniyle olmaktadır. Cildi yaşlandıran ve kırışıklık oluşturan nedenlerin başında kötü beslenme ve uykusuzluk gelmektedir.

Gün içerisinde yaşadığımız zorluklar, karşılaştığımız olaylar ve maruz kaldığımız dış etkiler nedeniyle vücudumuz yıpranmakta. Ruhsal ve fiziksel bu zorlukların büyük bir bölümünü iyi beslenerek, dinlenerek uyuyarak, spor yaparak aşabiliyoruz fakat zaman içinde bedenimizde kalıcı etkiler bırakmalarının önüne geçemiyoruz. Bedenimizde meydana gelen bu değişikliklerden en çok yüzümüz etkilenmekte. Superplast Estetik Merkezi ‘nden Op.Dr Cihangir Toraman , cildimizin yıpranmasında en belirleyici etkenin dış etkiler olduğunu ifade ediyor ve ekliyor; “Güneş dış etkenler arasında etkisi en yüksek ve en belirleyici olandır. Bunu daha iyi anlamak için güneşe hasret kuzey ülkelerde, kapalı mekanlarda çalışan kadınlar ile güneşi bol güney ülkelerinde açık alanlarda çalışan kadınların ciltlerini karşılaştırmak yeterlidir”.

cilt yaslanmasiOp. Dr. Cihangir Toraman, zamana karşı cilt gençleştirme çözümlerinde ki teknikler konusunda kafanızda oluşan soru işaretlerini cevaplıyor. veriyor. Vücudumuzun en dış tabakası olan cildimiz bu etkilerden en çok zarar gören parçamızdır. Cildimiz gün içinde yıpranmaktadır. Bu yıpranma yaşadığımız rahatsızlıklar, sahip olduğumuz hastalıklar ve çevremizdeki dış etkenler nedeniyle olmaktadır. Tüm bu etkilerle cildimiz canlılığını, ışıltısını kaybetmekte, sıkılığı azalıp gevşemekte, yer çekimine ayak uydurarak sarkmakta, mimiklerle ve tekrarlı hareketlerle kırışmakta ve yer yer lekelenmeler olmaktadır. Ortaya çıkan bu değişiklikler nedeniyle cildimiz yaşlanıyor ve böylece hissetmediğimiz bir yaşta görünmeye başlıyoruz. Ciltte ortaya çıkan temel değişiklikler; Ciltte mimiklere ve cildin incelmesine bağlı ortaya çıkan kırışıklıklar Boyun cildinin gevşemesi ve su tutma özelliğinin azalması Boyun ve gıdı bölgesindeki dokuların blok olarak, derinlemesine yerçekimine uyarak aşağıya doğru hareket etmesi Günümüzde, sorunu temelden alan, yüzün en derininden kas tabakasından başlayıp, yüzeydeki cilde kadar uzanan ameliyatsız ileri düzey uygulamalarla, cerrahi girişimlerle elde edilmeye çalışılan sonuçları yakalamış hatta geçmiş durumdayız..

Ameliyatsız olarak en fazla çözüm sağlayabildiğimiz alan cilt gençleştirme uygulamaları. Yüzde zamanla meydana gelen değişiklikleri iyi okuyarak ortaya koyduğumuz çözüm: 3 Boyutlu Ameliyatsız Yüz Gençleştirme tekniğidir. - İlk olarak boyuna en derinden başlayarak gıdıdaki sarkıklık için Fokal Ultrason (Ulthera) uygularız - İkinci olarak tüm boyun cildinin derinine 3D Radyofrekans uygularız. Bu uygulama derin alan ile onun bağlı olduğu cildin arasındaki bağların eskiden olduğu gibi sıkı ve gergin olmasını sağlar. - Üçüncü olarak daha yoğun çalışma gerektiren cilde sıra gelir. Bu aşamada 3-4 seanslık uygulamalarla cildin beslenmesini ve su tutma kabiliyetini artırmak ve kollajen üretimini desteklemek için cilt içine vitamin, mineral, protein, aminoasit ve faktörler içeren enjeksiyonlar yaparız (BiostimulationR). PRP (Platelet Rich Plasma) uygulaması bu işlemin ayrılmaz bir parçasıdır. Boyunda yatay çizgileri derinleşmiş olarak tespit ettiğimizde ise, özel dolgu uygulamalarıyla çizgileri istenen silikliğe getiririz. Hemen ardından cilde ait kırışıklık, gevşeklik, leke, kılcal damar, akne izi gibi sorunları gidermek için Fraksiyonel Radyofrekans, ablatif /non-ablatif Lazer ve IPL uygulamalarıyla işlemlerimizi sonlandırırız.

Sonucu daha mükemmelleştirmek için hastanın detaylı cilt değerlendirmesine göre lazer, radyofrekans, ultrason veya infrared uygulamalarından biri ile aralıklı uygulanan seanslarla elde edilen mevcut neticenin uzun soluklu olması sağlanır. Bu konuda Superplast ekibi olarak çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü bu teknolojilerin hepsi kliniğimizde mevcut, gerektiğinde her birini kullanma şansına sahibiz ve hangisinin hangi durumlarda daha etkili olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu da sonuç olarak daha çok tecrübe demek.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile