Ağız kokusu hem insanın kendisini hem de çevresindekileri rahatsız eder. Bu durumdan kurtulmak için önlem almak şart.

Lokmaların iyi çiğnenmesi, yiyeceklerle tükürük salgısının iyice karışmasını ve ağızda yemek parçası kalma olasılığını düşürür. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

Çoğumuz tatlıya hayır diyemeyiz. Tatlı kendimizi mutlu hissettirir. Ama ya dişlerimiz?

Dişlerimizi şekerin verebileceği zararlardan nasıl koruyabiliriz?

Diş sağlığı için zararlı olduğu kabul edilen gıda maddeleri şekerli ve asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan, kolay temizlenemeyen maddelerdir. Bunları belirli bir düzen içinde, sınırlı şekilde tüketmek, diş çürüğünün önlenmesi için gereklidir

 İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dentaydın Diş Hastanesi Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Seda Yılmaz 20 yaş dişlerinin çekimine; hastanın yaşına, dişin aksına, ileride doğru pozisyona gelme olasılığına, dişin sürme yönüne, dişte çürük varlığına, komşu dişle ilişkisine ve ağız hijyenine olan etkisine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

Koruyucu diş hekimliğinin en bilindik tedavi yöntemlerinden biri olan fissür örtücüler ile çürük oluşumunun engellenebileceğini dile getiren İstanbul Aydın Üniversitesi Dentaydın Diş Hastanesi Pedodonti Uzmanları, küçük yaşta sürmeye başlayan azı dişleri çürümeye bırakmadan korunması gerektiğini belirtiyorlar.

 Estetik beklentilerin arttığı günümüzde, kişiler dişlerinin görünümünü daha çok önemsemeye başladı.

Dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları, kişinin psikolojisini olumsuz olarak etkileyebiliyor. Estetik diş hekimliğindeki gelişmelerle, bu tarz bozukluklar farklı tekniklerle düzeltilebiliyor. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması, diğer alternatif tekniklere göre oldukça kolay, zahmetsiz ve ekonomik bir yöntem.