Günümüzde hızla artmakta olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için sigara içmemeye, sağlıklı beslenmeye, kilo kontrolüne, düzenli egzersiz yapmaya ve aşırı stresten uzak durmaya dikkat edilmesi gerekmektedir.

 Birden fazla faktöre bağlı olan kalp ve damar hastalıklarında, riski artırdığı bilinen ve her toplumda etkin olduğu kabul edilen belli başlı nedenler vardır. Kalp ve damar hastalıkları ile ilgili risk faktörleri arasında; yaş, cinsiyet, genetik ve etnik etkenler, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz yaşam, şişmanlık, kan basıncı yüksekliği ve kan şekeri yüksekliği yer almaktadır. Başta gelen üç risk faktörü ise; obezite, hipertansiyon ve sigara kullanımıdır.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hamza Duygu yaptığı açıklamada; kalp hastalıklarının kan basıncı, obezite, kolesterol ve sigara kullanımının kontrolü ile yarıya indirilebileceğini vurguladı. Doç. Dr. Hamza Duygu; yüksek risk taşıyan bireylerin saptanması ve bu kişilerdeki ilk veya tekrarlayan kalp damar tıkanıklıklarının önlenmesi ile kalp damar hastalıklarının neden olduğu kayıpların önüne geçilebileceğini belirtti. Kalp Hastalıkları Genç Yaşlara İniyor Günümüzde, teknolojinin hızla gelişiminin getirdiği değişimler nedeniyle toplumlar gün geçtikçe farklılaşan bir yaşam tarzı sürmektedir. Modern yaşamın getirdiği olanaklar nedeniyle kişiler daha az hareket etmekte, değişen yaşam tarzı ile beslenme alışkanlıkları kötü yönde etkilemektedir. Beslenmenin daha çok, hayvansal kaynaklı gıdalara dayanması, sebze ve meyvenin yeterince tüketilmemesi, aşırı yağlı, soslu, yüksek enerjili gıdalar tüketilmesi; fiziksel aktivite eksikliği ile birleştiğinde kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırmaktadır.

Kalp hastalıkları riskini azaltmak için; her gün düzenli spor yapılmalı, ideal kilo korunmalı, kan basıncının yükselmemesine özen gösterilmelidir. Bunların dışında kötü huylu kolesterol yüksekliğine dikkat edilmeli, kan şekeri kontrolü sağlanmalı, günde ortalama 7 saat uyumaya dikkat edilmeli, stresli yaşamdan uzak durulmalı, fazla alkol tüketiminden kaçınılmalı ve mümkün olduğunca kirli havanın olduğu yerlerden uzak durulmalıdır.

Sağlıklı beslenme sayesinde; aşırı kilo, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi kalp damar hastalıklarına neden olan riskler geciktirilebilir veya azaltılabilir. Toplumda giderek yerleşen Batı tipi diyet ve fastfood alışkanlığı ile mücadele etmek, bu risklerden kaçınmak için gereklidir. Tuz tüketiminden kaçınılan, hayvansal yağlar yerine bitkisel yağların, taze sebze-meyvelerin, lif zengini yiyeceklerin ve balığın tüketildiği bir diyetin benimsenmesi kalp damar hastalığı riskini düşürmektedir.

Düzenli olarak sigara kullananların %50’si sigara ile ilişkili nedenlerden dolayı hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin yaklaşık yarısı ise orta yaş grubunda görülmektedir. İçilen sigara miktarı ile kalp damar hastalıkları, kanser ve solunum sistemi hastalıkları arasında doğrudan bir ilişki mevcuttur. Avrupa’da ortaya çıkan veriler, sigara kullananların kullanmayanlara oranla yaklaşık 20 yıl daha az yaşadıklarını göstermektedir. Sigarayı bıraktıktan sonraki 10 yıl içerisinde kalp damar hastalıkları riski azalarak hiç içmeyenler seviyesine inmektedir. Kalp krizi geçirenlerde ise sigaranın bırakılması ile krizin tekrarlama riski yarı yarıya azalmaktadır.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile