Etekli İktidar ile tanıdık biz onu. Sarstı yazdıklarıyla. Devamı geldi. Çok sevilen çok okunan bir yazar o. Sinan Akyüz’ün Bahçelievler Metroport Alışveriş Merkezi’ndeki imza günündeydik bugün. İmza gününe okuyucuların büyük ilgisi vardı. biz de kitabımızı imzalattık, sonra kısa bir sohbet gerçekleştirdik sevilen yazarla.

Son romanı 'Aşk Başka Evde' ile yine byük ilgi görüyor yazar Sinan Akyüz. Okuyucularına 9 roman, bir deneme ve bir öykü kitabı sunmuş bir yazar o. Çok üretken. Her yıl bir roman; nasıl yazabiliyorsunuz bu kadarını diyorum. “Meslek ” diye cevap veriyor. “Yazmak benim hobim değil, mesleğim. Her sabah 8 buçukta kalkıyorum, kahvaltıdan sonra çalışma masamın başına geçiyorum ve başlıyorum çalışmaya, gece 1’e kadar devam ediyorum. Evde çalışmak, yazmak zor bir şey, tembelliğe kaymak çok kolay. Kendini disiplin altına almazsan, dur bugün bir saat daha fazla uyuyayım, biraz sonra başlarım dersen alışırsın tembelliğe, yazmaktan uzaklaşırsın. O nedenle her sabah işe gider gibi başlıyorum çalışmaya, üstelik işe gitsen saat 6’da çıkarsın, yazarken öyle değil, geceye kadar çalışıyorum ben de.”

Sürekli, ellerinde kitaplarla okuyucular geliyor, kitaplarını imzalatıyorlar sohbet ediyorlar. Çok sıkı okuyucuları var, daha önceki bütün kitaplarını okuduk diyor çoğu, eksiklerini tamamlıyorlar imza gününde. Bir Sinan Akyüz romanını okuyup çok beğendikten sonra diğer bütün romanları alıp kucaklayıp imzaya getiriyor bazıları. Arkadaşına telefon edip “Bil bakalım sana kimin romanını imzalatıyorum şu anda ” diye müjde verenler. “Size geçen gün mail attım, niye cevap vermediniz” diye sitem edenler.

Okuyucularıyla çok sıcak bir diyaloğu var Sinan Akyüz’ün, hepsiyle tek tek sohbet ediyor, fotoğraf çektiriyor, merak ediyor onları, sorular soruyor. “Bir yazar iki şey yaratabilir, ilki karakterler, ikincisi ise okuyucu kitlesi” diyor, okuyucuları ile arasındaki sıcak ve samimi bağın O okuyucularıyla sohbet ederken ben de sırada bekleyenlerle sohbet ediyorum. “Neden Sinan Akyüz romanları” diye soruyorum. “Çünkü çok akıcı bir dili var, akıp gidiyor hikaye, bütün romanları sürükleyici. Bitirmeden elinden bırakamıyorsun.” diyorlar.

'Aşk Başka Evde' dizi film oluyor

Fırsat bulup yine biraz sohbet ediyoruz. ‘Aşk Başka Evde’ dizi film olacak, Eylül ayında yeni sezonda inşallah yayınlanacak diyor yazar. TMC Erol Avcı ile dizi projesine başladıklarını anlatıyor. Senaryo çalışması aşamasındaymış proje. Projeyi yayınlayacak kanal henüz belli değilmiş. Romanını anlatmaya başlıyor Akyüz. “’İki kadın, bir adam’ hikayesi. ‘Metres yuvayı yıkan mıdır, yoksa ayakta tutan mı’ diye soruyorum romanda. Birinci kadını, ikinci kadını, hikayedeki erkeği, evliliği sorguluyoruz. Evlilik bireyi yok ediyor; kadını evinin kadını, çocuklarının annesi yapıyor. Evlilik erkeği de yok ediyor. Toplum evli erkeğe de şunu söylüyor, ‘iyi aile babası, evin direği olacaksın, kadının ve çocukların sorumluluğu sende’. Oysa 20’li yaşlarımızda iyi aile babası veya evinin kadını çocukların annesi olmak için atmadık o imzaları. Bu sorumlulukları ve görevleri toplum yüklüyor kadına ve erkeğe. Zaman içinde erkeğin gözü dışarı kayıyor.

"Evlilikte erkek eşini kutsal görüyor"

Erkek dışarıda başka çöplüklerde öterken, kadın eve kapanıyor, anne rolü üstleniyor. Sadece çocukların değil, eşinin de annesi oluyor. Erkek de eşini kutsal görüyor. Ve evlilikte cinsellik bitiyor. Çünkü kutsal bulduğun kadına şehvet duyamazsın, şefkat duyarsın. Eşine şefkat duyan erkek de şefkati dışarıda arıyor. Kadın ölesiye aşık olduğu için kalmıyor aldatıldığı evde, görevi olduğu için, düzenini bozmamak için kalıyor. Sessiz bir çığlık olarak yaşayıp gidiyor. İki kadın bir adam hikayesindeki ikinci kadın, modern metropol yaşamında metres olarak adlandırılıyor, İslami kesimde imam nikahlı eş oluyor, Anadolu’da ise kuma. Toplumun gerçekleri bunlar.” “Kitap mesajla dolu; ilişkileri, evliliği, aşkı sorguluyor”, diyor Sinan Akyüz ve devam ediyor, “Birinci kadın, ikinci kadın ve aradaki adam, toplumun yanlışları. İnsanların önüne koyduğum hap bilgiler var. Aşk Başka Evde gerçek yaşam hikayesine dayanan, ondan esinlenen bir roman”. İkinci kadın durumundaki bir kadın anlatmıştı kendi hikayesini ve sonra kendi yazdıklarını vermişti. İçinden geldiği gibi, konuşma diliyle yazılmış şeylerdi. Çok etkilendim okuduklarımdan, araştırmaya giriştim, yazdım ve bu roman ortaya çıktı.” “Mutsuz evliliklerin çoğunda iki kadın ve bir adam var. Birinci kadın bazen görmezden geliyor, bilmezden geliyor diğer kadının varlığını. Bazıları ise ikinci kadın ile savaş içine giriyor. İkinci kadın ile sarsılan evliliklerin çok azı boşanmayla sonuçlanıyor. Kocasını ikinci kadın nedeniyle boşayan çok az eş var…” Yazar Sinan Akyüz’le sohbetimize son verirken, kendisinden uzun, ayrıntılı bir röportaj için söz almayı da unutmadık… Herkese, kitapların gizemli dünyasında yolculuk edecekleri güzel zamanlar, keyifli okumalar dileriz.

sinan akyuz7Sinan Akyüz Kitapları

Etekli İktidar – 2003 – Deneme
Bana Sırtını Dönme – 2005 - Öykü
İki Kişilik Yalnızlık – 2007
Yatağımdaki Yabancı – 2008
Sevmek Zorunda Değilsin Beni – 2009
Aşk Meclisi – 2010
Piruze: Şamda Bir Türk Gelin – 2011
İncir Kuşları – 2012
Şahika Feraye – 2013
Piruze ve Oğulları – 2014
Aşk Başka Evde - 2015

*Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile