Almanya'nın Hannover kentinde yaşayan Bahar Göçer, doğumdan yarım saat sonra Gençlik Dairesi’nin el koyduğu bebeğine kavuşmak için mücadele eden bir anne. Bahar Göçer'in ilk eşinden 21 ve 16 yaşında iki oğlu, 15 yaşında bir kızı, ikinci eşi Mustafa Göçer'den de, Elfidan (3), Rabia (2) ve Meryem isimli üç kızı var. Altı çocuğundan dördü iyi bakılamadıkları öne sürülerek gençlik dairesi tarafından alınır. Şu an sadece 16 yaşındaki oğlu yanında olan Bahar Göçer’in, gençlik dairesi ile tanışması ise 2009 yılında olur. Göçer’in ilk eşinden olan iki oğlu ve kızının okula gitmek istememeleri ve artan devamsızlıkları sonucu, okul yönetiminin şikayeti üzerine gençlik dairesi yetkilileri, göçer ailesinin evine gelir.

Anlaşamayan ve devamlı tartışan iki oğluna söz geçirmekte zorlanan Bahar Göçer, o zaman 1,5 yaşında olan Elfidan ile henüz iki aylık Rabia’yı evde yaşanan olumsuzluklardan zarar görmesinler diye, şikayet üzerine eve gelen yetkililere, ‘ileride geri almak şartıyla’ anlaşarak verir. Bu arada şu an 15 yaşında olan kızı Alman Gençlik Dairesi'ne başvurarak oranın yurdunda kalmaya başlar. Öncelikli olarak büyük çocuklarının sorunlarını çözümlemeye çalışan anne, ancak bunda da başarılı olamaz. Bahar Hanım, en küçük çocuğu olan Meryem’e altı aylık hamile iken büyük oğlu hapse düşer. Talihsiz anne, oğlunun hapse girmesi konusunda ‘Hapse giden muhakkak ki helal için gitmiyor. Biz, ne kadar engellemek istediysek de şeytana uydu bir kere’ demekle yetiniyor. Yeni doğan bebeği Meryem de doğumdan yarım saat sonra, Göçer’in aile kuramadığı‘ gerekçesiyle elinden alınır.

Çocuklar ikinci eşle anlaşamamış

Şimdi ne büyük oğlu ne de Kasım ayında doğan Meryem’i yanında olmayan Göçer’in İlk eşinden olan çocuklar, ikinci eşiyle anlaşamış. Bunun üzerine maddi sıkıntılar da eklenince sorunlar büyümüş. Türkiye’den Almanya’ya gelen ikinci eşi Mustafa Bey’i ‘çok sakin, sessiz, kötü bir şey bilmez’ diye tarif eden Göçer, "Buradaki çocukların yetişme şartları, eğitimleri terbiye şekilleri de farklı. Böyle olunca da eşimle anlaşamadılar. Kültür çatışması yaşandı. 16 yaşındaki oğlum, eşimle oturmak istemeyince ikinci evlliğim de bozulmasın diye eşimle ayrı evlerde oturmaya başladık. Ben büyük oğlum başka yerlere gitmesin, kurda kuşa yem olmasın, gözümün önünde olsun diye fedakarlık edip diğer iki kardeşini geri almak şartıyla vermiştim. Büyük oğlumun bakımı, sorunları, küçük cocuklardan çok daha ağırdı. Ben de, küçük çocukları büyük oğlumun yanında terbiye edemem diye, tekrar ediyorum geçici bir süreliğine vermiştim. Ama şimdi ne büyük ne de küçükler yanımda. Diğer kızlarıma bakabilecek durumum yoktu fakat bu bebeğe evimde bakabilecek durumdayım" diye gözyaşı dökerek çocuklarına kavuşacağı günü bekliyor.

Hamileliği sırasında Gençlik Dairesi yetkililerinin doğacak bebeğini almak istediklerini bildiğini ancak, doğumdan hemen sonra alınmasına isyan eden Bahar Göçer, ‘Her şeyini hazırlamıştım. Yavrumu göğsüme koyamadan, kokusunu bile içime sindiremeden, elimden aldılar. Bu nasıl bir insanlık’ diye gözyaşı döküyor. Gençlik Dairesi yetkilileri, anne Bahar Göçer’i “tutarsız” ve “psikolojik sorunlu” diyerek bebeğin geri verilmesinin sözkonusu olmadığını belirtirken, Göçer, "Ben anneyim. Dairenin elinde olan bütün çocuklarımı istiyorum" diyerek çocuklarını geri almak için mücadelesini sürdüreceğini belirtiyor.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile