Adı Soyadı: KÜBRA GENCER
Yaş: 26
Nereden katılıyor: ALANYA


9 ay 10 gün sürecek sandığım, doğum hikayem tam 10 ay sürdü. Doktorum, ailem, arkadaşlarım ve benim için uzun bir süreçti. Haftada 3 gün doktora gidip nts’ye girdim. Doktor hanıma artık abla diyordum. Normal doğum yapmak istediğim için uzun süre bekledik, tabi bebeğimin durumu da önemliydi. Bu nedenle sık sık kontrole gittim. Bebeğim gayet iyiydi, kilo alımını ve gelişimini sürdürüyordu. Sıvı durumu normaldi. Bu nedenle sezeryana yönelmedim, ancak geçen süre nedeni ile bebeğim kilolandı ve boyu uzadı. Doktorum artık 18 Mart’ta sezeryan olmamı önerdi. Bebeğimin de durumunun iyi olması nedeni ile ayın 20’sinden 20’sine burçların değiştiğini söyleyerek, madem bebeğim doğum gününü seçemeyecek bari burcunu seçsin dedim ve 22 Martta kadar bekledim.

Ancak yine sancımın ve açılmamın olmaması nedeni ile 22 Mart 2011 sabahı 09:30 da sezeryan olmak üzere doğumhaneye girdim, 10:10’da bebeğim dünyaya geldi. 10:30’da doğumhaneden çıkartılıp odama geçirilir geçerilmez bebeğimi getirdiler. Ben babasına benzeyeceğini düşünerek kara yağız bir bebek bekliyordum, ama bebeğim bembeyaz, kiraz dudaklı bir bebekti. Benim babama ve erkek kardeşime benzemiş, görür görmez ağlamaya başladım ve de emzirmeye başladım. İnanılmaz ve tarifsiz bir duyguydu. 

Sezeryan ile yapılan doğumlarda anne ile bebek arasındaki bağın güçsüz olacağını söylemişlerdi, içimden belki de dedim o kadar sancı ve sıkıntı sonucunda elde ettiğin için kıymetini daha iyi bilirsin diye düşündüm. Ama hiç alakası yokmuş, bebeğimi kucağıma aldığım andan itibaren hiç uyumadım ve yanımda yatan annemi de uyutmadım. Beşiğinde yatan oğlumun başında nöbetçi diktim, annem nefes alamaz, annem döner falan, aynı odadayız çıktığımız falan yok, yan yatış yastığında yatıyor ama yüzünü görmeden rahat edemedim bir türlü. 10 gün annem geceleri uyumadı, oğlum kıpraştıkça yataktan kalkıp ona baktı, annem gündüzleri uyudu ben ise ancak 4 gün sonunda oğlum uyuyunca sızmışım, bence annelik duygusu doğuştan gelen bir şey ve ben anne olmak için dünyaya gelmişim. Doğum hikayem doğumumdan 10 saat sonra başladı.

Çok hastalandım, sezeryan olurken verilen narkoz nedeni ile rahmim uyuşmuş bu nedenle tuvalete çıkamadım kendimi zorlamaktan nerdeyse dikişlerim patlayacaktı. Bebeğimi evde annemlere bırakıp hastahaneye yatmak zorunda kaldım. Ne yaptıysak düzelemedim ve bebeğim hastanede enfeksiyon kapar korkusu ile doktor gözetiminden ayrılarak eve geçtik. Evde 10 gün sonda ile yaşamak zorunda kaldım, o kadar zor günlerdi ki bebeğimi sürekli anne sütü ile besledim. Ama sonda ile doğrulmak ve bebeğimi kucağıma alınca sondaya yaptığı baskı ve bir de doğum nedeni ile gelen kan için de hastane bezleri kullanmak zorunda kaldım. Ateşlendim ancak kimselere söyleyemedim tekrar hastaneye yatırırlar diye. Annemler benim gözümün içine bakıyorlardı, bende bebeğimin. Maalesef uyuyan bir bebek değildi, bu nedenle sıkıntılarım daha çok arttı.

Halisilasyonlar gördüm, bebeğim beşiğinde uyuduğu halde, ben bebeğim kucağımda dururken uyumuşum sanıp çığlık çığlığa uyanıyordum bebeğimi öldürdüm diye. Herkese olduğu gibi sütümün bebeğimi doyurmadığını söyleyen çatlak sesler oldu. Evet zor günlerdi ama atlattım, şu an bebeğim 8 aylık, 2 haftadır işe gitmeye başladım. Çok şükür oğlum delikanlı olmuş gibi geliyor eski günleri düşününce. Doğum sonrasında değerini bildiğim bir de annem var, gözümde yıldız gibi parladı, o uyurken gizli gizli öpüp teşekkür ettim. Dünya için küçük ama benim için hayatımın dönüm noktası olan doğum hikayem nacizhane bundan ibarettir. Kemal Atakan Gencer’in annesi Kübra Gencer...

Paylaşmak ister misin?

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile