Adı Soyadı: NESRİN UYANIK
Yaş: 46
Nereden katılıyor: KIRŞEHİR


Merhabalar ailemveben İnsanlar anılarını,hikayelerini yakın hissettiklerine ve ailelerine anlatır. Ailemveben de artık ailemizin bir parçası olduğu için doğum hikayemi paylaşmak istedim. Evlendiğimde 17 yaşındaydım. Genc olmama rağmen hemen çocuğum olsun istedim. Birkaç ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Doktorumun dediği herşeyi eksiksiz yerine getiriyordum. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için elimden geleni yapıyor, sağlıklı besleniyordum. Dokuzuncu aya kadar gerekli bütün tetkikler takipler yapıldı, herşey yolunda gidiyordu. Dokuzuncu ayda bebeğin hareketlerinin yavaşladığını hissettim.

Doktorumu aradım ‘Hemen gelin’ dedi. Doktor da olumsuz birşeyler olduğunu düşündü ve daha büyük bir merkeze Ankara’ya gönderdi. Ayrıntılı ultrason yapıldı ve aynı gün döndük. Sonuç ‘Problemli bir bebeğimiz olabilir, fiziksel sakatlık ya da solunum sorunlu bir bebek olabilir’ dendi. Ve acilen bebeğin, gününü doldurmadan sezeryanla alınması gerekiyordu. Ertesi sabah doğuma alındım, bebek hemen küvez bakımına alındı, birçok tetkik yapıldı. Karaciğeri dalağı olması gerekenden büyük, kalbi delik, olması gerekenden çok düşük kilolu bir bebeğe sahiptik, hayallerim yıkılmıştı. Çok üzgündük. Karaciğer görevini yapmadığı için, kanının aralıklarla değişmesi gerekiyordu. İlk müdahaleler yapıldı ve 3.gün yine Ankara’ya Üniversite Hastanesi’ne düştü yolumuz.

Hastaneye yatırıldı bebek. Beni bebeğimin yanına da almadılar, hergün yanına gelip emziriyordum. Bir süre sonra stresten sütüm kesildi. Bebeğim 2,5 ay hastanede kaldı ama tanı konulamadı, hastalığına ne tedavi ne de ad bulunamadı. Bir süre eve cıktık, evde dikkatli ve özenle baktık 15 gün. Ama hiç mutlu değildi, yüzünde hüzünlü bir ifade vardı, sürekli ağladı. 15. gün sanki sihirli bişeyler oldu, ağlamıyor her hareketimize gülerek karşılık veriyordu. Biz de tadını çıkarmaya çalışıyor hoplatıp zıplatıyorduk kucağımızda. Akşam bu mutlulukla bebeğimizi uyutup, huzur içinde biz de uyumak istedik. Ama bebek hiç durmadan ağlıyordu, sakinleştirmek için eşimle birlikte battaniyenin arasına koyup sallamaya başladık sakinleşti, ama gözlerini kapatıp uyumadı. Biz de yavaşça yatağına koyup, uyumaya karar verdik. Sabaha kadar ağlamayınca şaşırdık, telaşla kalkıp bebeğimize baktık. Bir de ne görelim, bebeğimizin ağzından kanlar akmış, biz uyutmayı beceremesek de sonsuza kadar uyumuştu.

Adını UTKU koymuştuk, tüm zaferleri kazansın hayatta diye, ama başaramadı. Giderken de bize son gün gülücüklerini hediye etti. Öyle hatırlayalım diye belki de. Unutmak çok zor oldu. Gençliğin verdiği heyecanla daha kolay atlattık durumu. Bundan sonra hamile olursam yine aynı şeyle karşılaşırsam diye, eşim de ben de birçok tetkikten geçtik. Sağlıklı bebeğinizin olması için belli bir sebep yok dediler. Bu cesaretle birkaç ay sonra hamile kaldım. Hamilelikte her türlü tetkik yapıldı, herşey normal gözüküyordu. Yaşadıgımız ilk tecrübeden sonra bebeğimizi kucağımıza alıp sağlıklı olduğunu duymadan emin olamıyorduk. Doğum yaptım dünya tatlısı ve sağlıklı bir oğlum oldu. Eski yaşadıklarımızı unutturdu. Mutluluğumuz perçinlendi.

Bu cesaretle birkaç yıl sonra bır de kızım oldu. Şimdi eski günleri hatırlamak istemiyorum bile. Hepinize saglıklı,mutlu,güzel günler diliyorum.SEVGİLER.....

Paylaşmak ister misin?

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile