Adı Soyadı: MELEK AYDIN
Yaş: 42
Nereden katılıyor: ALMANYA


Uzun uğraşlardan sonra büyük oğluma hamile kaldığımı öğrendim. Artık çocuğumuz olmayacak fikrini tam kabul etmiştik ki 'çıkmamış candan, umut kesilmez' sözünü akıl edenlerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha tecrübe ettik. Hamileliğimin yedinci ayında oğluşum acele edip erkenden doğmak istedi. Neyse bir süre hastanede kaldık, müdehale falan derken bebeğimi 38. haftanın sonuna kadar tutmayı başardık elbirliğiyle.

Son kontrolde doğum yapacağım hastanenin başhekimi bebeğimizin çok büyük ve ayrıca da yıdız seyreden bebeklerden olduğunu söyledi. Normal doğum için bebeğin yüzünün aşağı bakıyor olması gerekirmiş, özellikle de iri bebeklerde ki doğum esnasında yunus hareketiyle bebek kendisini dışarı itebilsin. Sonuç doktorumuzla birlikte sezeryana karar verdik. Ama bir taraftan da acaba bebeğimin gerçek doğum tarihi ne olurdu eğer normal doğum yapabilseydim diye, düşünüyordum. Ne de olsa sezeryan bir müdehaleydi doğal doğum tarihi değildi oğluşumun. 11 Ocak saat 8'e randevu verdiler. 10 Ocak akşamı doğum çantamı son bir kez kontrol ettim. Duş aldım, heyacandan uyuyamadım ama. Babamızın keyfi yerinde. Horul horul yatıyor. Neyse öf pöf gece yarısını ettim. 

Acayip bir karın ağrısıyla gece saat 3’e doğru kalktım. Heyecandan mıdır nedir dedim. Tuvalete gittim baktım ki kanama başlamış. OOOO bebeğimiz geliyor. Babamızı sakince kaldırdım. Hadi canım kalk bebek geliyor hastaneye gidelim, dedim. Babamız ise: Ddaha çok erken hadi yat. Sabaha daha var.' deyip tekrar yattı. Kasılmalar başladı. Canım yanıyor. Babamızı bir kez daha kaldırdım, ‘hadi kalk bebek geliyor, kanama başladı’ dedim. Bu sefer bebeğin normal doğumla geldiğini anladı nihayet... Aceleyle kalktı... Koşa koşa banyayo girdi... Telaşla birşeyler arıyor... ‘Napıyorsun’ dedim. ‘Dur bekle bir duş alayım da öyle çıkarız’ dedi... Ayyyy buyur burdan yak... ‘Bana bakkk ben doğuruyorum duşun sırasımı yaaa’ dedim hepten şaşırdı eşim...

‘Tamam tamam’ dedi, alelacele giyinip çantayı aldı... Bende üf püf, tıs tıs indim merdivenlerden. Bir taraftan da eşimi kontrol ediyorum eli ayağına dolaştı. Kaza falan yapar da hepten ortada kalırız diye onu sakinleştirmeye çalışıyorum. Sağ salim hastaneye ulaştık. Kadın doğum bölümünde hemen ctg’ye bağladılar ebe gelip muayene etti. Evet doğum başlamıştı. Doktor gelip acaba normal doğumu denemek ister miyim diye sordu. Eşim benden önce atılıp ‘Hayır bizim sezeryan randevumuz var’ dedi. Doğum için hazırlandım saat 08.00’e doğru içeri alındım. Ama o saate kadar yani yaklaşık 5 saat doğum sancılarıyla sıramı bekledim. Sorunsuz bir şekilde çıkardılar bebeğimi. O kadar tombul bir bebekti ki doğuma katılanların hepsi katıla katıla gülüyor ‘Dünyaya bir buda getirdiniz hanımefendi’ deyip beni tebrik ediyorlardı. Eşimle birlikte gözyaşlarıyla kucakladık bebeğimizi.

Ben sarılamadım ama yanağını yanağıma dayadılar, mucuk gözlerinden öptüm ‘Dünyaya hoş geldin bize aydınlık mutluluk getirdin bebeğim’ dedim. Sonra da bebeğimizin ilk muayenesi için alıp götürdüler bu arada kordonu babası kesti. Doğum boyunca da elimi bırakmadı. Yanımızdaydı... Durmadan konuştu.. o kadar çok konuştu ki.. susmasını rica ettim.. şaşırdı. Peki ‘Napayım’ dedi, sadece ‘Elimi tut’ dediğimi hatırlıyorum. Dünya nüfusuna 11 Ocak’ta bizim de katkımız oldu... Bize verilen sezeryan tarihiyle oğlumun normal doğum tarihinin kesişmesi ise çok hoştu. Merak giderilmiş oldu... İyi ki doğdun yavrucum... Sizden önce hayat ne kadar boşmuşş...

Paylaşmak ister misin?

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile