Dün sabah kahvaltımı ettikten sonra , kahvemi elime alıp keyifle bilgisayarımı açtığım zaman gördüğüm ilk haber liseden bir arkadaşımızın kaybıydı. Bu yaşta özellikle erkeklerin kalp krizleri maalesef çok tehlikeli oluyor.

Bu akşamüstü de Üniversiteden bir arkadaşımızın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı haberini aldım. Eskiden annelerimizin babalarımızın arkadaşlarının hastalık haberlerini duyardık, şimdi ise yaşıtlarımızı kaybeder olduk yavaş yavaş.

Çok genç gitti diyoruz yaşıtlarımız gidince. Oysa geçen gün oğlumun bizim yaş grubu için kurduğu bir cümle de " siz yaşlılar" kelimelerini öylesine, gayet doğal kullanması beni bu konu da düşünmeye sevketti.

Herşey nasıl da relatif. Çocuklarımız için yaşlı, kendimiz için orta yaşlı, hala yapacak çok şeyi olan, ebeveynlerimiz yaşındakiler için ise hala genciz.

Eskilerin sık sık kullandıkları "Hayat bir pencereymiş, herkes bakar bakar geçer" sözüne bayılıyorum. Ne kadar da güzel özetlemiş bu dünyada ki kısacık misafirliğimizi.

Mevsim baharken, ağaçlar çiçeklenip yapraklanır, doğa bayram ederken; kimbilir kaç evde bugün toprağa verilen kişi için dua okunuyor, kaç evde hastanedeki hastalarına şifa için Tanrıya yakarılıyor.

Şükürler olsun ki çok uzun zamandır hayatı geldiği gibi kabullenmeyi, her olaydan ders çıkarmayı ve pozitif düşünebilmeyi başarabiliyorum. Hal böyle olunca her gelen gün bir armağan oluyor.

Egoyla yeterince ilgilenip, terbiye ettikçe huzur geliyor. Huzur şükretmeyi öğretiyor. Aldığımız nefese, gün doğarken ki sessizlikte öten kuş sesine, sahip olduğumuz herşeye şükredebilmek büyuk şans.

Hepimiz birbirimizin aynasıyız. Herbirimizin macerası farklı gibi görünse de , özün de çok büyük benzerlikler barındırıyor. Hepimizin "bazen toprak günü, bazen yaprak günü" oluyor. Mutlak bir mutluluk formülü yok, mutluluk belki de anda gizli. O anları yakalayabilenler mutlu oluyor, yakalayamayanlar ise dışarıdan seyrediyorlar hayatı.

Seçim elimizde oysa, ya hayatı geldiği gibi kabullenip kalan günlerimizi güzel geçıreceğiz, ya da kurban psikolojisinden çıkamayıp kendimize de ailemize de huzur vermeyeceğiz.

Umarım dışarıdaki bahar, herkesin içine de gelir. Şükür ve huzurla...

Berna ŞAHİNALP

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile