Sokaklarda anoson kokusu yayılmaya başladı. Şekerli bademler, sıcak şaraplar, ızgaralarda sosisler. Küçük yuvarlak masalarda dost sohbetleri. El emeği göz nuru işlerin sergilendiği küçük standlar, rengarenk küçük paviyonlar. Almanya´da Noel Zamanııııııııııı…

1998`in Temmuz ayıydı. Mayısta düğün yapmış, Temmuzda da 2000 kişilik bir gençlik kampında cümbür cemat balayı yapmıştık Düşününce hayli komik geliyor. Hep çok sosyal yaşadık da yaş 40 olunca en azından o ilk birlikte geçireceğimiz tatili başkaları buna balayı diyor ya, onu iki kişilik planlayabilirdik. O yaz gölgede 50 dereceyi buluyordu sıcaklık. Kim hangi ağacın altında boş bir döşek bulsa yarı baygın, tavuk gibi bir kenara büzüşüveriyordu.

Düzenli olarak görüştüğüm bir dostum var. Onunla sohbet etmek bir ayrı iyi geliyor bana. Dost gibi dost. Yanimda yer alırken dahi acaba bir yerlerde eksiğim olabilir mi, Düşmana taviz veren, saldırılara açık bir pencerem var mı? diye dörtgözle kolaçan ediyor etrafımı. Bütün sırlarımı biliyor. Beni benden iyi tanımaya başladığı konusunda da şüphelerim var!

''Allahin emri peygamberin kavliyle kiziniz……i oğlumuz…..e istizoruz!’ inanın kızınızın elini sıcak sudan soğuk suya vurdurmayacağız. Oğlumuz eşi bulunmaz bir pırlantadır. Evinden işine , işinden evine gidip gelir. Kimsenin karısında kızında gözü olmaz. İlerde nasip ise çoluğuyla çocuğuyla mesut, mutlu yaşayıp giderler. Benim hanıma gelince, biricik evladının mürüvetinden başka bir arzusu yoktur. Kızınızın yediği önünde yemediği arkasında olacaktır. Hadi ''He'' deyin de keselim şu kurdelayı.

Merhaba sevgili dostlarrrr, ‘nerelerde miydim?’ Hem orda hem de burda. Bu yıl da, ülkemin güzel sehirlerinde, sahillerinde yaklaşık iki ay gezindik benim ufaklıklarla. Sinekler ve aşırı sıcaklar dışında memnunduk; sevdiklerimizle-sevenlerimizle olmaktan.

Temmuz sonunda döndük Köln’e, o gün bugündür de ev renove ediyorum. Boya yaptım, sıva yaptım, atılacakları attım, çocukların odalarını ayırıp yeniden düzenledim...çoook iş yani. Vallahi elimin hamuruyla kalkıştığım işlere bakıyorumda damarlarımda akan kanı fiilen suçluyorum. Amcalarım inşaat işiyle uğraşırlar.

En çok okunan yazıların en çok dinlenen şarkıların teması ne tesadüftür ki AŞKtır. Aşk Leyla ile Mecnun olur, aşk Ferhat ile Şirin olur, Kerem ile Aslı olup çıkıverir karşımıza. Ve de yine ne tesadüftür ki kavuşamaz bu kahramanlar birbirine. Zaten kavuşsalar AŞK olmaz.

Yaşananları acı bibere çeviren ağzını dilini yakan işte bu kavuşamama püf noktasıdır. Avrupa’dan Asya’ya Kuzeyden Güneye bu hikayeleri ölümsüz kılan işte bu kavuşamama, o ya da bu nedenle yaşanan ayrılıklardır. Ya ölüm ayırır, ya da kötü bir adam veya bir kırgınlık hatta nedensiz ayrılıklardır aşkı aşk yapan şey.