Kölnlüler azınlığın nefretine çoğunluğun birlikteliği ve dayanışmasıyla cevap verdi, diyen Almanya Cumhurbaşkanı Gauckú un dünkü konusmaşı hem genel tarihe hem de benim bireysel tarihime altın harflerle yazıldı.

Bundan tam 10 yıl önce 9 Haziranda Köln´ün Türk mahallesi Keup Caddesinde aşırı sağcılar tarafından patlatılan çivi bombası 22 kişinin yaralanmasına ve ciddi maddi kayıplara neden olmuştu.

Cadde sakinleri ve işletmeciler epey bir süre kendini toparlamakta zorlandı. O vakitler hiç yemediğim kadar çok kebap ve döner yedim. Caddede dolaştım, eşe dosta bir şey yemeseler dahi orada görünmenin, dolaşmanın moral vereceğini söyledim. Yakın çevrem dört elle sarıldı caddeye. Yeni yapılanmalara gidildi.

Cadde hakkında araştırmalar yapıldı, tezler yazıldı. Keup Caddesi terk edilmiş bir sokak iken şimdilerde Köln´ün en çok vergi ödeyen caddelerinden biri haline geldi. Hem maddi hem de manevi değer taşıyan bu cadde artık hem çoğunluk hem de azınlık toplumunun onuru durumunda.

Şu sıralar Doğu Avrupadan gelen Türklerin de buralara yönlendirildiğinin de altını çizmekte yarar var gibime geliyor. Caddenin adının kriminel olmaktan kurtulmaya yüz tuttuğu günlere gebe iken, böyle gelişmelerin de kısmen de olsa rahatsızlık verdiğine değinmekte yarar var.

Özellikle Almanya´nın aldığı son karar ile Doğu Avrupa´dan gelen Avrupa Birliği vatandaşlarına sosyal yardım ödemenin, daha önceden Almanya´da sigortalı çalışmış olmaya bağlanmasıyla, kriminelliğin teşvik edildiği de aşikar. Köln Belediye Baskanı Rotters'in yaptığı konuşmasında 188 ayrı milletten insanın yaşadığını öğrendiğimiz Keup Caddesi'nin daha fazla yatırıma ve desteğe, planlamaya ihtiyacı olduğu kanısındayım.

Getto yapısından kurtarılıp bir müze gibi değerlendirilmesi, kültürlerin birbirinden korkmadan yan yana yaşayabileceğine örnek teşkil edecek yatırımlarla güçlendirilmesi gerekir, nacizane görüşüm bu.

Aşırı sağcı örgütün yaptığı terör eylemleri, işledigi cinayetler çok can yaktı. Korktuk, sindik bazen. Burada istenmediğimiz hissine kapıldık, diyor cadde sakinlerinden pekçoğu. Ve hemen hepsi özellikle 10 yıl öncenin İçişleri Bakanı Schily`nin caddeye helikopterle inip sonrasında da cadde sakinlerinin kendi aralarındaki kriminel çekişmeleri olarak yaptığı bombalı saldırı açıklamasıni hatırlatıyor.

Hatta bu tür yavan açıklamaları bir kenara bırakalım, polisin olay ertesinde raster uygulamasına gidip çevrede oturan göçmenleri zan altına alması posta kutularına karakola davet eden mektuplar bırakmasi ise devlet eliyle yapılan psikolojik yıldırmaya bir yenisini ekliyordu. Polis aşırı sağ el ele sloganı atasım geldi birden bire.. Hatırlamak da yara var elbette.

Fakat aşırı sağcıların Keup caddesi eylemini gerçekleştirdiklerine ilişkin ipucunun yakalanmasıyla çark eden devlet ağzı, 10 yıl sonra Alman Devletinin en üst düzeyde temsilcisi aracılığıyla caddeyi ziyareti çok onurlandırıcı. Her kötüde mutlaka iyilik de saklı derler ya!!! Hele hele doğu avrupalıların Almanya akınının ardından bizler artiı „Bizim Türkler!“ olma yolunda hayli ilerledik. Cumhurbaşkanı Gauck´un samimiyeti ve özür dilercesine yaptığı konuşması, herkesi birlikte ırkçılığa karşı , el ele dayanışmaya çağırması çok anlamlı.

İste benim de Cumhurbaşkanım, diyebileceğim onurlu bir devlet adamı ve düzgün bir insan! Üç gün boyunca süren Keup Caddesi şenliklerine 70 bin civarında insanın katıldığı açıklandı. „%50 yi evde zorla tutuyoruz!“ basitliğine düşmeden yöneten, herkesin ,Cumhurbaşkanı. …

Birleştirici, insan haklarına saygılı. Almanya´da en çok nasıl demokrat olunur u öğrendim. Burjuva demokrasisine en güzel örnek ülkelerden biri Almanya. Sanırım demokrasi, farklılıkların birarada yaşayabilmesine zemin hazırlamaktan öte bir şey değil. Yaşasin Joachim Gauck! Ç

ocuklarımla birlikte Türk caddesinde güven içinde yemek yiyebildiğim için gayet mutluyum.

Memleketimde de benzer demokrasi anlayışı görmek ümidiyle Devrimce selam ve sevgiler

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorumlar  

0 #1 Gülcan June 12, 2014

Ellerine saglik. Ne muhtesem bir kalabalikti degil mi? Ayrica ufacik bir olumsuzluk olmadi. Polislerin ne kadar mesafeli oldugu dikkatini cekti mi? Varlardi, coklardi ama bir o kadar görünmeden kontrol ettiler binlerce insani.

Ben de o gün oradan ayrilirken, tüylerim diken diken Türkiye´yi hayalledim..... Ne zaman olur bilmiyorum, ama birgün mutlaka Türkiye´de de böyle olmali dedim. Biz de bakarsin orada oluruz o zaman :), :), :)

O günleri görmek umuduyla....

Not: Cok uzun ara vermeden devam et yazmaya :).

 

Güvenlik kodu
Yenile