Pazar günü Almanya´nın Köln kentinde ırkçı holiganların gerçeklestirdigi sekiz saati aşan eyleme 3000’i aşan aşırı sağcının katıldığı bildiriliyor. Eylül ayı sonunda Dortmund şehrinde yapılan başka bir selefi karşıtı ırkçı eyleme katılım ise 400 civarıydı. Bir ayda katılımın bu kadar artması bana göre hiç şaşırtıcı değil.

Aylardır süren selefi karşıtı propagandanın bir ürünü bu. Selefiliğin bir gençlik kültürüne dönüştüğünü açıklıyor sosyologlar. 18-30 yaş arası gençlerin ciddi ciddi sempati duyduğu bir örgütlenmeye dönüştü durum. Özellikle internetin bu bağlamda önemli katkıları olduğunu da ifade edebiliriz. Selefi gençler sanal alemi hayli iyi kullanıyor, adı üstünde gençler!!!

Bu arada selefiliğin yıldızı parlayınca Irkcılar kendilerine filizlenmek icin çok verimli bir zemin buldular nihayet. Wuppertal´de insanların önünü kesip, ayak üstü nasıl iyi müslüman olunuru anlatan selefiler, boy boy manşet oldular Alman basınına. Almanya’daki paralel toplum Türkiyelilerle birbirine mümkün olduğunca temas etmeden yaşamaya çalışan çoğunluk toplumu Almanlar arasındaki en etkin köprü görevini üstlenen ve bir anlamda iletişimi sağlayan basın sayesinde, bir kez daha göçmen toplumu tek bir baslık altında toplandı.

Müslüman göçmenler. Aynı çekmeceye ISID ve türevleriyle aynı kefeye konduğumuza mı yanalım, ırkcıların hızla örgütlenip sokaklarda böğürmelerine fırsat tanıyan yetkililerin demokrasi anlayışına mı, yeterince alınmayan güvenlik önlemlerine mi!

Almanya´da yıl sonuna kadar 7000 civarında selefi rakamına ulaşılacağı açıklanıyor yetkili mercilerden. Savaşmak üzere Suriye’ye gidenlerin 450 kişi değil aslında 1800 kişi olduğu söyleniyor. Savaşanların beşte birinin ise kadın olduğu ifade ediliyor. Pazar günkü eylemde haykırılan ‘domuz selefiler dişarı’ ve benzeri slaganlardan sonra bu 7000 rakamının da hızla artacağı endişesini taşiyorum. ISID’e katılanlar artıyor, ISID’e karşı savaşan Kürtlere katılım artıyor. Hem ISID’e hem Kürtlere, göçmenlere hatta dünyanın geri kalan milletlerine karşı olan yeni ırkçıların sayısı artıyor.

Manzara çok korkunç ve endişe verici. Bu duruma bir son verilmezse olaylar çok daha sarpa saracak. Almanya çok kültürlü çok dilliçcok dinli bir göç ülkesi. Artıik dünyanın herhangi bir ülkesinde olan olay, Almanya’nın bağrını yakacak kadar yakın bize. Bu nedenle, Pesmergelere yapılan /yapılacak olan silah yardımı ya da satışı mı demek lazım bilemiyorum, haklı kılınmak için senaryonun ve biçilen rollerin kontrolden çıkacağı apaçık ortada. Daha ırkçı cinayetler tam anlamıyla açıklığa kavuşturulup, gerçek suçlular hak ettikleri cezaları almadan yeni hedefler yaratmanın, huzurlu bir Almanya’ya hizmet etmeyeceği kanısındayım.

Fakat Almanya´nın bu bağlamda pekçok diğer ülkeye göre daha sağduyulu davranacağını da umut ediyorum. Çünkü geçmisinde kara bir lekesi olan Almanya Dünya savaşlarından edindiği tecrübeyi kullanacaktır diye düşünüyorum. Alman halkı hatırlama kültüründe, hatalardan ders çıkarma ve aynı hataya düşmeme konusunda gayet iyidir.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile