Yaygın bir inanışa göre bazı antioksidan özellikli vitaminlerin (beta-karoten, vitamin A, vitamin C, vitamin E ve selenyum) serbest radikallerin zararlı etkilerini önlediği için mümkün olduğunca çok miktarda tüketmemiz gerektiği düşünülmektedir.

Kanadalı bilim adamları tarafından altı buçuk yıl süren ve yaklaşık 14 bin çocuktan elde edilen kapsamlı bir bilimsel çalışmada emzirmenin çocuklarda boy, adipozite (aşırı kilo), tansiyon, kariyes, alerji, astım, zeka ve bilişsel (kognitif, zihinsel) gelişim üzerindeki etkileri araştırılmış. Araştırma dizaynına göre 7108 çocuğun en az 3 ay boyunca sadece emzirilerek beslenmesine dikkat edilmiş. Buna karşılık kontrol grubunda ise 6781 çocuk normal uygulamaya tabii tutulmuş. Her iki gruptaki çocuklar altı buçuk yaşına geldiklerinde gereken testler uygulanarak farklar tespit edilmiştir.

Beyin ölümü nedir?

Beyin ölümü insanın tüm beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz durduğunu kapsayan bir durumdur. Bu durumda hastanın bilinci tamamen, refleksler ise büyük oranda kayıp olur ve ek olarak beyin sapının da hasarıyla birlikte solunum kontrolü de durur. Teknik ölçümlerde ise beyin aktivitesi (EEG) tamamıyla yok olur. Beyin ölümü genelde hayati önem taşıyan uzuv veya organlara (baş, kalp) darbeler, kan kaybı, ödem ve oksijensizlik sonucu gelen şok sonucunda veya benzeri durumlarda gerçekleşir.

Anadili nedir? Bu sorunun cevabı kendi öz dilimize, anadilimize verdiğimiz öneme bağlıdır. Bana göre, anadili bir sevdadır, ulaşılması, kavuşulması gereken bir aşkdır. Anadilimize önem verir, onu korur, ona gereken ilgiyi gösterdiğimiz zaman işlediğimiz toprak gibi ürünlerini sessizce bize sunar ve bizlerde bu sonsuz bahçenin meyvelerini toplarız.

Anadili, ekmek gibi, su gibi, günlük yaşamımızda ihtiyaç duyduğumuz ve soluduğumuz hava gibi benliğimizi saran bir olgudur. Anadili düşüncelerimizin açıtığı, gelişip büyüdüğü bir “çiçek bahçesi” gibidir.

‘" Kuzey Ren Vestfalya’da Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) T.C.Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Uzaktaki yakınlarımız” projesi bağlamında çıkan “Türkçe ve Türk Kültürü” kitaplarını aşırı milliyetçi olmak ve tarihi yanıltıcı bilgi (örneğin sözde Ermeni soykırımının inkarı) vermekle suçlayarak kısa sürede KRV’deki Alman kamuoyunun ilgisini çekti. Neticede bu ve benzeri kitapların içeriğiyle bağdaşmayan bu iddiala tamamen olmamışlık üzerine oturtulmuş varsayımlarla ortaya çıkılarak medyaya sunuldu.

Herşeyden önce şunun altını önemle çizmek istiyorum. Ben dil bilimci değilim ama bir bilim insanıyım. Hani şu klasik bilim insanları vardır ya, her şeyden önce soru sormasını ve sorgulamasını bilen, söz dinlemeyen ama dinlemesini bilen, herhangi bir siyasi iradeye veya ideolijiye bağlı olmayan, zaman zaman kendi varlığını ve duruşunu bile sorgulayabilen; ha bir o kadar da dağınık olan.