Yaygın bir inanışa göre bazı antioksidan özellikli vitaminlerin (beta-karoten, vitamin A, vitamin C, vitamin E ve selenyum) serbest radikallerin zararlı etkilerini önlediği için mümkün olduğunca çok miktarda tüketmemiz gerektiği düşünülmektedir.

Değişik hayvan ve fizyolojik modellerde yapılan araştırmalara göre vitamin takviyesinin olumlu ve yaşamı uzatma etkisi olduğu düşünülebilinir. Buna karşılık bir çok araştırmada vitamin takviyesinin yaşam sürecine ya hiç bir etkisinin olmadığı, yani nötr kaldığı veya tam aksine olumsuz etkisinin olduğunu kanıtlanmıştır.

Yapılan tüm bu araştırmaları karşılaştıran ve 2012 yılında yayınlanan bir meta analize göre (1) ortaya çıkan gerçek ise antioksidan takviyesini savunanların suratına bir şamar gibi değmektedir. Bu araştırmada daha önce yapılan 156 bilimsel araştırmaları karşılaştırarak vitamin takviyesinin etkileri ölçülmüştür.

Sağlıklı ve hasta (gastrointestinal, kardiovasküler, nerolojik, göz, dermatologik, romatizmal, böbrek, endokrinolojik veya aspesifik diğer rahatsızlıklar) toplam 600 bine yakın kişiyi kapsayan bu çalışmaya göre antioksidan kullanımının yaşam üzerinde herhangi bir faydasının olmadığı, aksine ölüm vakalarının arttığı gözlemlenmiştir. Özellikle beta-karoten ve muhtemel E ve A vitaminlerinin olumsuz etkileri istatistiksel olarak tespit edilmiştir.

C vitamini ve selenium için ise böyle bir bağ kurulamamıştır. Elde edilen bu bilgilere göre antioksidan takviyesi genel olarak sağlıklı veya hastalarda doktor tavsiyesi olmadan ve vitamin eksikliği tespit edilmeden “ne kadar fazla o kadar iyi” anlayışıyla kullanılmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Peki vitamin takviyesinin olumsuz etkilerinin sebebi nedir? Herşeyden önce aşırı antioksidan tüketimi potansiyel toksitler ve ilaçlarla etkileşme riskinden dolayı zararlı olabilir. Artı, yüksek miktardaki antioksidanlar kendi kendilerine ön-oksidanlar olarak davranabilirler. Peki tavsiyelerimiz nedir? Muhakkak ki vücudumuz vitaminlere ihtiyaç duymaktadır. Vitamin eksikliği durumunda (hypovitaminöz) doktor kontrolünde muhakkak takviye gerekebilir.

Fakat en sağlıklı olanı beslenme yoluyla vücuda gereken vitaminleri vermektir. Burada günlük ihtiyaçlara dikkat etmek gerekiyor. Vitaminlerin günlük alımı vitamin E için (15 mg, üst sınır 1070 mg), vitamin C için (kadınlar 75 mg, erkekler 90 mg; üst sınır 2000 mg), selenium için (55 ug, üst sınır 400 ug) tavsiye edilmektedir. Daha üst sınırlarda alınan vitamin E kan pıhtılaşmasını etkiler ve bu sebeple kanama olasılığını artırır; vitamin C diareye, böbrek taşına ve kansere yol açabilir; selenium saç dökülmesine, deri ataklarına ve sinir sistemi bozukluklarına sebep olabilir.

Antioksidan zengini gıdaları sayacak olursak eğer: vitamin E için bitkisel yağlar, zeytin, fındık, fıstık ve badem; vitamin C için portakal, limon, greyfurt gibi tüm meyvelerde, yeşil yapraklı sebzeler, domates, biber ve patateste bulunur; selenium için et, tavuk, deniz ürünleri, ceviz, pirinç ve tüm tahılları sayabiliriz.

Kaynak: 1) Bjelakovic G, Nikolova D, Gluud LL, Simonetti RG, Gluud CAntioxidant supplements for prevention of mortality in healthy participants and patients with various diseases (Review). The Cochrane Library 2012, Issue 3

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile