Aileleri birbirine düşüren, hatta evlilik başlamadan bitmesine neden olan bir durumdur ev eşyalarının alınması meselesi. Ev eşyası olmadığı için evlilikler ileriye ötelenir. Alınacaklar listesi sayfalar dolusu olduğu için eskinin başlık parası aranır hâle gelir. “Ekmeğin yanında soğanı katık yapar yeriz” özlü sözleri, iş ev eşyası almaya gelince kuş gibi uçup gitmeye başlar. Çözüm önerileri üretmeden önce sorunların kaynaklarını irdeleyelim.

Sorunların kaynakları:

1. Kabarık bir alınacaklar listesi olur.

2. Bu listedeki eşyaların hangilerini kız tarafının, hangilerin erkek tarafının alacağı konusunda anlaşılamaz.

3. Hangi ürünün alınacağı meçhuldür. Karşı tarafın pahalı ya da markalı ürünü alması tercih edilir.

4. Kız ve erkek tartışma çıkmaması için orta yolu bulmak isteseler de aileler üzerinde pek fazla etki oluşturamazlar.

5. Aileler üzerinde tesiri olamayan müstakbel çiftler de bazen akıntıya kendilerini kaptırırlar.

Aslında, bu kadar gerginlikten sonra yuva kurup bu olayı hafızalarda sürekli canlı tutup evliliği zindan etmektense, bu çürük temeller üzerine inşa edilecek olan evliliği hiç başlatmamak belki daha iyidir. Ancak aynı zihniyette olan kişilerin sonraki yuva kurma işlemlerinde de aynı sancıların yaşanması kuvvetle muhtemeldir. En iyisi zihniyet değişikliğidir.

Standartlaştırılmış ev modelleri:

Maalesef bize dayatılan ev modellerinde yaşamak zorundayız. Ancak bize sadece evler değil, içinde olması gereken eşyalar da dayatılıyor sanki. En zengininden en fakirine kadar herkesin evinde bulunan mobilyalar, döşemeler, aksesuarlar sanki birbirinin aynı. Farklı olan ise fiyatları, kalitesi ve aralarındaki uyum.

İki oda bir salondan oluşan evlerde odaların biri yatak odası, diğeri de oturma odası ya da eğer çocuk varsa çocuk odası. Eğer ev üç oda bir salonsa, yatak odası dışında oturma odası ve çocuk odası bulunuyor. Dört oda bir salon ise fazladan olan oda çalışma odası olarak ya da eğer çocuklar farklı cinsiyette ise erkekler ve kızlar için ayrı çocuk odaları olarak kullanılıyor.

Salonların genellikle misafirlerin ağırlandığı, çok az oturulan geniş odalar olarak kullanıldığını görüyoruz. En az oturulan odalar, aynı zamanda en geniş odalar. Ne tezat değil mi?

Çok fazla odalı, dubleks, tripleks evler de var. Fakat bu evlerde oturan insanlar, maddi durumları daha iyi olan kişiler olduğu için ve parasal sorunlarla daha nadiren karşılaşılacağı için bunları kapsam dışında tutuyoruz. Ülkemizde yeni yaşam alanlarında daha çok üç oda bir salondan oluşan evler olduğu için model olarak bu evleri ele alalım.

Salon: Evin en geniş kısmıdır. Mobilya takımı, yemek masası, vitrin ve diğer mobilya aksesuarlarından ibarettir. Salonun büyüklüğüne göre bir ya da iki halı bulunur. Salonda, daha önce belirttiğimiz gibi sadece misafir ağırlanır. Bu günler dışında genellikle kullanıma kapalıdır.

Yatak odası: Karyola, gardırop, şifoniyerlerden oluşur.

Oturma odası: Oturma grubu ve diğer mobilya aksesuarları bulunur. Televizyon çoğunlukla bu odadadır.

Çocuk odası: Günümüzde çocuk takımı ya da genç takımı adıyla mobilyalar satılmaktadır. Karyola, gardırop, şifoniyer ve kitaplıktan oluşmaktadır.

Mutfak: Günümüzde mutfaklar sadece yemek takımlarından oluşan ev bölümleri olmaktan çıkmış, her türlü mutfak gerecini içeren bölmeler haline gelmiştir. Buzdolabı, fırın, bulaşık makinesi, su sebili, mikrodalga fırın, mutfak robotu, blender, çay makinesi, su ısıtıcısı, fritöz, envai çeşit tabaklar, tencereler, yemeklerin bozulmasını önleyen plastik malzemeler, çatal-bıçak takımları, çaydanlıklar ve daha neler neler.

Bu kadar çok şeyi nasıl alacağız?

1. Eğer kız ve erkek tarafının maddi gücü çok iyiyse diyecek bir şeyimiz yok. Ne istiyorsanız, gönlünüz istediğince alın. Tabii, israfın iyi bir şey olmadığını da mutlaka göz önünde bulundurun. Bir evin içinde ne kadar çok eşya bulunursa, yaşam alanı o kadar azalmış olur.

Nasıl mı? Zenginin de fakirin de salonunda çok eşya bulunduğunu biliyoruz. Salonda yere sırt üstü uzanın. Mobilyaların ayaklarını saymaya çalışın. Koltukların, sehpaların, masanın, sandalyelerin, vitrinlerin ayaklarını saymakla bitiremeyeceksiniz. 30–35 metrekarelik ya da daha büyük olan salonda size kalan yaşam alanı ne kadar? Birkaç metrekareyi geçmiyor, değil mi? Evde yaşamak için değil, eşyalara bakmak için oluşturulan bir düzen. Üstelik bunlar eskidikçe yenilenmesi lazım. Ne kadar çok eşya varsa eskiyen ve yenilenen de o kadar çok eşya. Tozlanan ve sık sık temizlenmesi gereken eşyalar. Ev kadınını hayatından bezdiren, temizlikçi haline getiren bir ev. Neden? Başkalarında var da bizde niye yok anlayışının bir tecellisi.

Çok zengin dahi olsanız sadelikten uzak kalmayın. Paranız her şeyi almaya yetiyorsa, gösterişli, fakat az yer kaplayanları alın.

2. Maddi durumunuz orta düzeyde ya da kötü ise, fazla borçlanmamaya özen gösterin. Aldığınız eşyalar bir süre sonra eskiyecek veya zevkiniz değişecek. Siz daha borçlarınızı ödemeden yeni yeni borçlanmalar ortaya çıkacak. Almanız gereken ev eşyaları;

a. Alınması acil olanlar, diğerlerinden daha önce alınmalı. Ancak fiyat-etkinlik yönünden en uygunu tercih edilmeli. Pahalı olan her zaman en iyisi değildir. Alım gücünüz kısıtlı olduğu için en pahalıyı değil, en uygunu almaya dikkat edin. En kötü beyaz eşyanın dahi ömrü en az 10 yıldır. Küçük mutfak eşyalarında ise durum biraz daha değişik. Kalitesiz uzak doğu ürünleri çabuk bozulabiliyor ve 2 yıllık kısa garanti süresi dolduktan sonra tamiri de mümkün olmuyor. Bu ürünlerde bilinen markaların alınması her zaman için iyidir. Mobilya zevkinizin de çabucak değişeceğini düşünün ve pahalı ürünlerden uzak durun. Günümüzde sık sık kampanyalı satışlar olmakta. Bunları da takip edin.

b. Evliliğin hemen başında gerekli olmayan ev eşyalarını alıp borcunuzu artırmayın. İleride paranız oldukça alırsınız. Hem teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki, sıkışık zamanınızda zar zor aldığınız ürünün daha gelişmiş modelleri kısa sürede çıkacak ve siz onları almaktan mahrum kalacaksınız. Mesela LCD televizyon yerine tüplü televizyon alın. Fiyatları çok ucuzladı, sizi zora sokmaz. Çalışan bir bayan değilseniz bulaşık makinesini hemen almayı düşünmeyin. Birkaç sene sonra almanız size pek fazla bir şey kaybettirmeyecektir. Derin dondurucu da çok elzem değil. İki kişinin fazla gıda stoklamasına hiç gerek yok.

 

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile