Evliliğin başındasınız ve mutlusunuz. Aslında birbirinizi yeni tanımaya ve şifreleri yeni çözmeye başladığınız için henüz sorun mevcut değil. Ama, zaman geçer ve siz hiçbir önlem almazsanız, hayat şeridinde mutluluk frekansları ve süreleri kısalır. Gün gelir, mutluluğun ne olduğu unutulabilir.

Araba örneği ile izah etmeye çalışalım. Çok sevdiği bir araba modeline sahip olan kişi, arabasının rutin bakımlarını, sigorta ve kaskosunu yaptırır. Bakım hizmetlerini hiç aksatmaz. Değişmesi gereken aksamları zaman kaybetmeden değiştirir. Bir arıza olduğu zaman hemen tamirciye gider. Arabanın herhangi bir yerinde bir çıtırtı duysa sebebini araştırır. Aradan yıllar geçse de arabasına olan bağlılığı asla ve asla eksilmez. Model çok eskimiş olsa bile gönülden bağlı olduğu arabasını satmaya kıyamaz. Eğer o kişi arabasına olan aidiyet duygusunu kaybederse, bakımlarını yaptırmazsa araba yıpranır ve bir an önce elinden çıkarmaya çalışır.

Zamanın ne getireceğini kimse bilemez. Bazen dert, bazen derman gelir. Mutluluğun bolca olduğu bir hayat çizgisinde, eğer araba örneğinde olduğu gibi önlemler alınmazsa, sıkıntılı bölümler çoğalmaya başlar.

Çözüm: Rutin bakımları aksatmamalı. Gerekli değişiklikleri vakit kaybetmeden yapmalı.

Evliliğin rutin bakımları

Hayat çizgisinde monotonluğa, yani tekdüzeliğe yer vermemeli. Hem yaşam tarzında hem de kılık kıyafette geçerlidir bu. Kendi içinizde bunu başarırsanız eşinize de model olursunuz. Tekdüzelikten uzak yaşayan eşler, aralarında münakaşaya az girerler. Modayı sıkı sıkıya takip etmeyin. Ancak, giyim tarzınızda, tercih ettiğiniz renklerde belli aralıklarla revizyona gitmenizde fayda var.

Kadınların aynı giyim tarzıyla yıllar boyu eşlerinin karşısına çıkması tekdüzeliğe yol açabilir. Müşterisi olduğunuz iyi bir giyim mağazası size bu konuda yardımcı olabilir. Erkeklerin giyim seçenekleri kadınlar kadar çeşitli değildir. Fakat renklerde, modelde, spor ya da klasik giyim tercihinde değişiklikler gerekebilir. En iyisi seçimi siz değil, güvendiğiniz bir giyim mağazası yapsın.

Saç şekli ve rengi çok önemlidir

Saçı hep aynı boyda, saç şekli ve rengi hiç değişmemiş bir kadının kocasının gözündeki sıradanlığını babasının zenginliği bile ortadan kaldıramaz. Hayata gözlerini açtığından beri bıyık bırakmamış ve saçını o günden beri aynı tarafa tarayan bir erkeğin durumu da pek farksız sayılmaz. Karınız bıyıktan hoşlanmasa bile bir kez bıyık bırakmanızda fayda var. Unutmayın, sıradanlık hiç iyi değildir.

Yıllardır aynı parfümü mü kullanıyorsunuz? Ya değiştirin ya da bir süre parfüm kullanmayın. Parfüm kullanmamak da bir ayrıcalıktır ve fark edilmeyi sağlar.

Ayakkabı tercihini bazen eşinize bırakın. En azından bayanların yüksek topuklu mu, arkası açık mı; erkeklerin sivri burun mu, küt burun mu alması gerektiğine eşler karar versin. Her zaman değil, bazen!

Kadınların alışverişe çıkarken eşlerini de yanlarında görmeyi istemeleri çoğu zaman erkeklerde sıkıntıya neden olur ve yeni bir tartışma başlar. Bunu bilmelerine rağmen kadınlar bu ısrarcı tutumlarını bırakmak istemezler. Birlikte alışveriş alışkanlığını bir periyoda bindirmek, mesela yılda 2–3 kez, ya da 3 ayda bir yapmak gerginlikleri azaltır. Birlikte alışveriş sıklığını, her 3–4 alışverişten bir tanesini eşinizle yapma şeklinde de uygulayabilirsiniz.

Sinema, tiyatro, konser, konferans gibi etkinliklere katılım

Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken faaliyetlerdir bunlar. Her zaman eşinizle katılmak değil tavsiye ettiğimiz. Mutlaka gitmelisiniz, ama bazılarına eşinizle de katılmalısınız. Hayatı anlamlı kılar bu faaliyetler. Yaşamaktan zevk alır, elde ettiğiniz bilgileri hayatınızda uygularsınız. Çocuğunuz olduğunda bunları kısıtlamayın. Kadının ihtiyacının en fazla olduğu dönem çocuklu olduğu dönemdir. Çünkü çocuğun bakımının verdiği gerginliğin azaltılmasında önemli bir yöntemdir bu.

Bu faaliyetlere uygun çağa geldiğinde çocuğunuzu da götürmelisiniz ki, sosyal hayata alışabilsin. Seçici olabilmelisiniz. Unutmayın, gişe rekorları kıran her filmi seyretmek zorunda değilsiniz. Her popüler konuşmacı da size hitap etmeyebilir. Benim en çok zevk aldığım konuşmacılar, kişilik gelişim uzmanlarıdır. Genellikle uygulanması imkânsız olan çocuk bakım ve evlilik reçeteleri verirler ve eve adım attığınızda hayal kırıklığı başlar. Sizin de mutlaka hoşunuza giden tercihleriniz vardır.

Hediyeleşelim

Erkeklerin en muzdarip olduğu konu. Evlilik ve nişanlılık yıldönümleri, doğum günleri, ilk tanışma günü gibi bir dünya dolusu günle erkeğin karşısına çıkar ve pahalı armağanları beklerseniz, evliliğin ilk yılında kaybetmişsiniz demektir. Evlilik, nişanlılık ve ilk tanışma gününü teke indirin bir kere. Mesela, sadece evlilik yıldönümü olsun. Bir de doğum günü. Çok pahalı hediye beklemeyin. Sürprizlerle mutlu olun. Pahalı bir giysi ya da takıyı herhangi bir zamanda, eğer eşinizin de imkânı varsa sizinle birlikte alışveriş yaparken eşiniz alacaktır zaten. Güzel bir yıldönümünü hediye yüzünden zehir etmeyin, pahalı hediyeleri namüsait değil, müsait bir zamana bırakın.

Sözüm şimdi de erkeklere. Biliyorum siz hiçbir zaman hediye beklemezsiniz. En önemli derdiniz ne hediye alacağınızdır. Zaman zaman çok pahalı olmayan ve kullanışlı bir hediyeyle, zaman zaman da sürprizlerle bu özel günleri atlatmaya çalışın. Eşinizin nelerden hoşlandığının ipuçlarını ona hissettirmeden, onu konuşturarak anlamaya çalışın. Tabii ki bu konuşturmalar yıldönümlerine yakın olmasın, hemen anlarlar. İki gün işinizden izin alarak, güzel bir kısa tatil pek fena olmaz hani. Tabii ki çocukları bir yerlere bırakmak şartıyla.

İstişare edelim

Eğer bir meselenin yüzde biri dahi eşimizle ilgiliyse, onunla konuşmadan karar vermeyelim. Eşinize değer verdikçe ve değer verdiğinizi hissettirdikçe onun da size olan saygısı artacaktır.

Kısa süreli ayrılıklar

Birkaç gün ya da bir hafta kocanın bir seyahate gitmesi, arkadaşlarıyla dağ gezisi yapması, ava çıkması kadar doğal bir şey olamaz. İki sebebi var: Tebdil-i mekanda ferahlık olması ve karısını özlemesi. Kadının da arkadaşlarıyla bir hafta sonu tura katılması, hafta sonunu annesinin evinde geçirmek istemesi hiç de fena bir fikir değil.

Odanın şeklini değiştirin

Babaannemin her sene bahar ve güzün odaların yerlerinde neden değişiklik yaptığını yıllar sonu anladım. Maksat, değişiklik yaparak mutlu olmakmış. Eminim sizin de salonunuzdaki koltuklar yıllardır aynı yerde duruyordur. Sehpanın üstündeki süslerin yeri bile değişmemiş. Duvarların rengi de çok klasik, pembenin o değişmeyen tonu. Bıkmadınız mı monotonluktan? Değiştirin artık. Sehpalardaki dantellerin yerine birazcık da Denizli işi koyun. Oturma odasındaki tasarruf ampulü ruhunuzu karartmadı mı, varsın birazcık daha aydınlık olsun yahu. Birbirinizi daha iyi görün.

Kocam on beş senedir bir sefer bile hediye almadı. Ne yapayım?

Kocanız o duyarlılığı on beş senedir göstermediyse vaka biraz kronikleşmiş demektir. Evlilik yıldönümünüzde tutun kolundan, çıkarın dışarıya. Tabii birazcık sevimli kız edalarıyla. Beğendiğiniz ve fiyatı da biraz tuzlu bir kıyafet ya da takıyı aldırın. Gelecek sene yıldönümünü hatırlamazsa, aynı şekilde hatırlatacağınızı söyleyin. Aklı varsa, bir daha unutmaz. Unutmayın, hediye almadı diye küsmek eşinizin işine yarar.

Küsmeyin, zorlayın

Ben monoton olmamaya çalışıyorum. Fakat karımın bu konuda bilgisi yok. Gardırobunda sadece kahve ve bej var. Öncelikle yapmanız gereken 29 Harfte Evlilik kitabını karınıza da okutmak. Eğer altını çizmişseniz, yeni bir kitap almalısınız. Çünkü hiçbir kadın altı çizili kitabı okumak istemez. Kitabı okumuş olmasına rağmen kahve ve bej tercihi değişmemişse, size büyük iş düşüyor. İyi bir mağazayla tanıştırmanın vakti gelmiş, geçiyordur.

 

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile