Sabah 06.30. Cep telefonunun alarmı ortalığı inletiyor. Bu ısrarlı çalışları birinin susturması lazım. Masadaki telefonun zilini kapamak için isteksiz kalkıyorum. Telefonun alarmını susturup sıcak yatağıma tekrar dönüyorum. 

Yorganı kafama çekiyorum. Birkaç dakika fazladan uyku için çok şeyi feda edebilirim.
Ama işte, üç dakika için uykuya dalan gözlerim kıpır kıpır bir parçayla açılmaya zorlanıyor yine. Bu defa kızımın telefonu. Telefonun saati Rihanna’nyla gümbür gümbür… ortalığı inletiyor. Büyük bir kuvvetle itekliyorum kendimi hole doğru. Rihanna’nın sesini kesip birkaç dakika daha uyku istiyorum.

Yorganı ikinci kez başıma çekiyorum. Bir on dakika sonra (kendimize güvenmediğimizden on dakika aralıklarla kurduğumuz iki telefonun saati bizi uyandırmaktan vazgeçmiş durumdayken) kuvvetle itiyorum kendimi yataktan. Sabahı karşılamak sana düşer! Başucumdaki kalın kahverengi hırkayı sırtıma geçirip hemen dibimdeki çorapları ayağıma takıyorum… anneyim ben!!! 
Ama hazırlıksız yakalanıyorum yine sabaha…
Akşamdan ütülemeye üşendiğim pembe okul gömleğini kızımın yatağının ucunda telaşla ütülüyorum. Eyvah! Okul çorabı kalmamış mı? Siyah giyse olmaz mı bugün.
Olmayacağını biliyorum.

Neyse ki tanrı yardım ediyor temiz bir tane buluyorum. Çorap bulmanın sevinciyle, şefkatli anne tonlamasını yükleniyorum sabahın köründe.
“Nehircik kalk kızım”. Fazla mızmızlanmadan kalkıyor. Yarı uykulu banyoya doğru yolluyorum. Yine de en fazla zaman kaybını banyoda yaşıyoruz.
Benim telaşıma ve hızıma o yetişemiyor. Uzun uzun dişini fırçalıyor. ‘Çok vakit kaybediyorsun’ diyorum çookkk.

Yüzüne jel sürmenin sırası mı şimdi? (Ergenlik, sivilce jeli) Azıcık su çırp diyorum. Dişlerini hemen iki kere. Nefesim tutuluyor. Yine de on dakika erken kalkacak, hayata akacak gücü kendimde bulamıyorum.
Geç kalkıp hızlı hareket ediyoruz her defasında.
Kahvaltı için mutfağa seğirtiyorum. Tost ve portakal suyu. Okula geç kalalım ama kahvaltısız asla… Bir de ceviz yese…
Matematikten daha önemli geliyor ceviz gözüme. Bazen bir iki badem zorla. Portakal suyu yoksa kivi. Kivinin sabah sabah boğazını yakacağını aklımın en uzak köşesine postalıyorum. Ama mutlaka kahvaltı…
Taviz vermediğimi iyi bellediğinden ne yediğini bilmeden yiyor sabahın köründe. Akşamdan hazırlanmayan çanta yine sabaha kalmış.
Çantayı hazırlama süresine söyleniyorum bu defa. Yardım talebimi geri çeviriyor. Çantasına çok titiz, elletmiyor. Kızdığıma kızıp, araya yine ‘tatlı kızımları’ sıkıştırıyorum.

Anne olmayı beceremeyen kendime, kendim gibilere kızıyorum.
Kızıma bir kez daha acıyorum. Öpüp koklayıp saçını tarıyorum. Sabahın köründe okul telaşesinden kaç kere iyi kaç kere kötü oluyoruz… Kaç kere delirip kaç kere sevecen oluyorum…
O da alıştı artık. Alıştı mı? Birkaç yaş küçükken ısrarla istediği yandan iki topuzdan kaç zamandır vazgeçti sahi.
Bizden anne olmaz diye çek ediyorum içimden yine kendimi. Bizden anne olanların çocukları için kaç zamandır acı çekiyorum…

Okul çantasını sırtlanıyorum. Fazlasıyla ağır. Doldurmuş yine diye söyleniyorum bu defa içimden. Her defasında okumak için fazladan bir de kitap koyuyor… Hemen arka sokaktaki okul kapısına yine en geç biz varıyoruz. Andımıza yetişemiyoruz. Ya ortasında gidiyoruz ya da bitişinde. Andın bitişinde okul kapısında beliriyoruz.
Her defasında yanağa bir öpücük konduruyorum. İkimize de iyi geliyor bu öpüşler. Görenler gıptayla bakıyor. Büyük bir heyecanla giriyor okuluna her seferinde.
“Of  be nihayet bitti.”
Derin bir nefes alıyorum. Artık bir başınayım. Okul bitişiğinde öğrencilere abur cubur hizmeti veren market-bakkal’dan gazetemi alıyorum.
Ev darmaduman…

Gazeteye göz atmadan çay için su koyuyorum ocağa. Ortalığı toplayıp, okuldan gelecek minnoşum için öğlen yemeğini hazır edip, duşumu alıp, saçımı kurutmam, ne giyeceğime karar verip,  göz kalemimi ve fondötenimi sürüp servise yetişmem için iki saatim var…
Bu sabah da her şeyin üstesinden gelip servise yetişebilecek miyim acaba?

 

Gülsen Yüksel

 

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile