Neden bilim bizlere çok uzak, anlaşılması zor ve sadece dahilere özgü gelir?

Okullarda yapamadığımız deneylere mi, onu bize anlaşılır kılmayan öğretmenlere mi yoksa düşünmemizi yasaklayan sisteme mi suçu atmalıyım?

Yoksa;"kitap en iyi dosttur" lafı her yerde dönüp dolaşırken, dostluğa vermediğimiz önemden mi dem vurayım... Bilseniz ne mucizeler oluyor dünyada...

Düşündüğünüz gibi değil. Kök hücre bulundu mesela. Kordon bankasından haberiniz var mı? Bir çocuğun değil, bütün ailenin hayatını kurtarıyor kordon. Dünyadaki en büyük yatırım değil mi sizce? Ya DNA?nın keşfi...

Dünyanın yedi harikasından biri değil de ne? O sarmalı seyrettiğimde Babil"in Asma Bahçeleri"nden daha eski bir uygarlığı görmüyor muyum? Organ nakli, beyin ameliyatı, bana sevdiklerimi geri kazandırıyor. Bu, dualarımızdan daha kuvvetli bir maneviyat değil de nedir?

Ben bilim insanlarımıza duacıyım, onlar el üstünde tutulmalı diyorum. Ne kadar para verilse azdır onlara...

Lakin bu ülke, bereketli topraklarında yetişenler hakkında pek nankördür. Ya bizim çınarlarımız başkasına yar olur, ya da çürütürüz onları havasız odalarda!..

Lütfen bu gün bir kitap alın, size bilimi sevdirecek. Benim naçizane tavsiyem; "KAFASI GÜZEL FİLLER". Bambaşka bir dünyanın kapısını aralayın, hayran olun. Çaresizlik insana her türlü yanlışı, saçmalığı yaptırabilir. Analitik düşünce ise çözüm üretir. Çözüme gitmek yürekliliği ise sağlam düşünce yapısından geçer.

Eğer beyin sıvılarınız dengesini yitirdi ise psikiyatriyi inceleyin, farmakolojiyi araştırın, çözümünüz orada sizi bekliyor. Şu an bu yazıyı okuduğunuz bilgisayarın oluşumunu araştırın, tam bir peri masalıdır, inanın.  "Ya ben  Nasıl doğdum?"...

Leyleklere inanmayın, çok daha güzel bir hikayesi var araştırın!

Hande Kısmet

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile