Özlemek ve hiç dokunamamak... Hayat benim sevdiğimi alınca her şeyin bittiği nokta oldu. Öylesine kalakalmak, tüm planlarının alt üst olması, hatta kendinle ve gelecekle ilgili hiç bir planının kalmaması... Bu duyguyu tarif etmem pek de mümkün değil. İnsan boşlukta geziyor. Anlamsız dakikalar, zamanlar ve günler birbirini takip ediyor. Tüm bunların arasında yaşadığın anlar gözünün önünden gitmiyor.

Kabuslar, uykusuz geceler, kopuşlar... Bazen terk edip gittiği için kızgınlık hissi. Bazen cesaret edip arkasından gidemediğim için kendimi sevmeme. Ya yaşama veda edeceksin ya devam edeceksin. O ince çizginin üzerinde gezinip durmak...Her gün beni ona birgün daha yaklaştırdığı için sevinmek... Fotoğraflarımızla konuşmak. Olanı biteni ona tek tek anlatmak...

Beni ayakta tutan şey ise her an yanımda olduğunu hissetmem... Var hala var... Bu bir sığınış mı bilmiyorum... Ama benimle birlikte her anı yaşıyor gibi hissediyorum. Sadece cismen yanımda yok... Sesiyle, konuşmasıyla, esprileriyle, duruşuyla, bana sevgiyle sarılışıyla....

Çok uyumak istemem de daha çok rüya göreyim ve daha çok yanımda olsun diye... Hep geri geldiğini görüyorum... Dokunuyorum, cevap veriyor bana ve beni yine güldürüyor diye seviniyorum... Rüyalar çok güzel, ama uyanıyorsun işte...

Ne gerçek, ne yalan, ne doğru emin değilim. ama bir şey var ki onu yok etmek de başka bir şeye dönüştürmek de mümkün değil... GERÇEKTEN ÖZLEMEK VE HİÇ DOKUNAMAMAK... KONUŞAMAMAK...

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile