Hep bir kızım olsun istemiş ve evlendikten sonra da, kızım olması için dualar etmiştim. Öyle ya, artık kız babası olmak için tüm şartlar hazırdı.  Evlenmiştim, bir işim vardı eşim ile beraber üç sene gönlümüzce zaman geçirmiş ve artık evde çocuk sesini arzular olmuştuk, anne ve baba olmak adımına kendimizi hazır hissettiğimiz bu sürecin sonunda baba olacağımı öğrendiğim anda kızım olacağından çok emin olarak yaşadıklarımı kelimeler ile anlatmak gerçekten öylesine zor ki.

Daha evlenmeden beş sene önce, bir gün kızım olursa adını İlayda koymayı istediğim evladım, bir süre sonra dünyaya teşrif edecekti. Eşimle beraber doktora gidip ultrasonda onun daha doğmadan anne karnındaki hallerini görebilmek gerçek bir mutluluktu.

Anne karnındaki  ‘’minik bal damlam ‘’ İlayda’m ile sık sık konuşur,  ona şarkılar söylerdim.  Hatta o doğduğunda fizik olarak nasıl bir bebek olacağı konusunda çok sıkı tahminlerim vardı ki, tamamı 3-5 ay içinde doğru çıktı. Sadece saçları konusunda yanılmıştım, ben dalgalı sarı saçlı olacağını hayal ederken, düz sarı saçlı oldu… Ama bu kadar yanılma, acemi bir baba için oldukça normal sayılır.

3 Kasım 2005 yılında bayramın 1.günü; eşim o sabah hafif bir ağrı ile uyandı, gerçi 10 gün daha vardı doğuma. Ama biz yine de hemen doktoru aradık, doktor dışarı çıkmamamız yönünde uyarınca, biz de ben, eşim ve doğmamış ‘’ minik bal damlamız ‘’ evde zaman geçirmeye başladık.

Bir ara ben ekmek almak için dışarıda iken, eşim sancılanarak doktor ile tekrar konuştuğunu ve doğumun başlamak üzere olduğunu telefonda söylemesi ile eve dönüşüm, hazırladığımız doğum çantasını alışımızı, arabayla  hastaneye gidişimiz, şu an yazarken bile gözlerimi doldurmakta. Kolay değil, kızımız dünyaya teşrif edecekti.

Son kontroller derken, eşimin doğumhaneye alınışı, onunla göz göze gelip küçük bir öpücük ile uğurlayışım sanki dün gibi… Hemşire 15 dakika kadar sonra gelip yukarıda kızımı görebileceğimi söylediğinde, tüm hamilelik döneminde yaşananlar bir film şeridi gibi kare kare hafızamda tazelendi. Yukarı çıkıp kızım ile tanışmayı beklerken, heyecan içinde yerimde duramadan bir yukarı bir aşağı gezinmelerim hala aklımda.

Veeee büyük an, camlı bölmenin arkasında bir hemşire ve kucağında  hasret ile beklenen minik bal damlam ,  o an gözlerimden dökülen yaşlar, tüm o sürecin hayırlı bir şekilde sonuçlanmasının belki de şükür gözyaşlarıydı.

Hemşirenin kızımı getirip bir oğlan çocuğunun yanına yatırmasına da bir kız babası olarak çok bozulduğumu söylemeden geçemeyeceğim.  Dedim ya kız babası olmak başka bir şey…

Sağlıcakla ve sevdiklerinizle kalın…

 

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile