Bazen çalışırken ya da bir şey anlatırken canınızı yaktığımın ya da sizi dehşete düşürdüğümün farkındayım.

Ama söylediklerimin ya da yazdıklarımın aklınızda kalmasını istediğim için bunu yapıyorum. Yine öyle bir yazı geliyor. Hazır olun. İşsiz kaldınız, boşandınız, sevgilinizden ayrıldınız. Berbat bir durumdasınız ve bunu anlatırken sürekli şöyle soruyorsunuz: "Daha kötüsü olabilir mi?"

Bunu sorduğunuz zaman, daha kötüsü olacak. Çünkü evren ne istediğinizi anlamaz. Yalnızca sorunuza yanıt verir. Evet daha kötüsü olabilir. Anneniz ölür. Bu sefer Allahım "Annem öldü! daha kötüsü olabilir mi?" dersiniz. Ve evren cevap vermeye devam eder. Kanser olursunuz. "Artık daha kötüsü olamaz olabilir mi?" demeye devam ederseniz. Çocuğunuz hastalanır. Örnekleri sonsuza kadar sürdürebilirim çünkü her zaman daha kötüsü mutlaka vardır. Artık bu soruyu sormaktan vazgeçin.

Evet her şeyin daha kötüsü olabilir. Her ne olduysa oldu. Kabule geçin. Bir çok hastalık atlattık, bir çok cenaze kaldırdık, bir çok insanı uğurladık. Ama devam ediyoruz öyle değil mi? Her şey olur ve hepsi bir şekilde geçer. Daha kötüsünün olup olmadığını sormayın yoksa cevabınız yakında gelecek. Sevgiyle.

 Özlem Ruhsal Şifa Hatipoğlu

Facebook Grup: DUYGU TERAPİSİ EFT

Mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile