Dün bir arkadaşımla Hıdırellez kutlamaları için deniz kıyısına giderken, birbirine sinirlenmiş iki şoför, öfkeyle arabalarının kornalarına basıyorlardı. Arkadaşıma döndüm ve “Bak şenlikler başladı bile!” dedim. “Şenlik için basmıyorlar o kornalara.” dedi. “Olsun, sen öyle düşün.” dedim ben de.

İstanbul'da yaşayanların çok sık şahit olduğu bu tarz gürültüler, birilerinin birilerine öfkelerini boşaltmak için kullandıkları bir araç belki ama başka insanların içlerindeki öfkeyi tetikliyor çünkü duymaya alışık olduğumuz ve algımızda yer etmiş olan, inatla basılan kornanın öfke enerjisi yayıyor olması. İki adetimiz daha var: Gelin alayı ve asker uğurlaması; her ikisinde de arabalar arka arkaya dizilir ve kornalara basılarak öylece gezilir. Bu durumda yaydıkları kutlama enerjisidir. Size şunu öneriyorum; öfke enerjisinden etkilenmemek için kendinizi farklı kodlayın; öfkeli korna seslerini de birer kutlama sesi olarak beyninize kodlayın. Ne zaman rahatsız edici bir ses duysanız “İşte kutlamalar başladı,” diye düşünün. Böylece dışarıda ne olursa olsun sizin içinizde şenlik olur.

Sevgiyle....

Özlem Hatipoğlu

Facebook: Özlem Ruhsal Şifa Hatipoğlu

Facebook Grup: DUYGU TERAPİSİ EFT

Mail:    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile