Kadınlar toplum içinde kahkaha atmamalıymış. Kadınlar gülmesinler mi? O zaman ağlamasınlar da. Kadın için gülmek ayıp, ağlamak değil. Yol ortasında dayak yiyorlar, öldürülüyorlar. Ama insan içinde kahkaha atmamalılar.

Hamile kadınlar sokağa bile çıkmamalılar, insan içine karışmamalılar. Hamile olmayanlar da “doğru düzgün” giyinmeli ve sesli gülmemeli, kahkaha mı asla…

Erkek egemen toplumun kadınla derdi nedir, yüzyıllardır uğraşa uğraşa bitiremedi. Kadın boşanmak isteyince kocası tarafından öldürülür, barışmak istemeyince sevgilisi tarafından. Yaşlı, zengin toprak sahibinin üçüncü karısı olmak istemeyip sevdiğiyle kaçınca da, babası ve kardeşi katleder kadını.

Öldürülen kadınların arkasından bir sürü de laf edilir. “Vardır bir sebebi”. ”Ne yaptı da kendini öldürttü acaba?” Şiddete uğrayan kadın da aynı ithamlara uğrar. “Çıldırmıştır adamcağızı”. “Deli değil ya bu adam, durup dururken dövsün, kadın kaşınmıştır mutlaka.”

Kahkaha, haya, iffet. Nasıl da bağlantı kuruluyor bunlar arasında. Olsa olsa en fazla görgü kurallarıyla bir bağlantısı olabilir; etrafı rahatsız edecek kadar gürültülü gülmemek veya sessiz olunması gereken bir ortamda kahkaha atmamak gibi. Ama haya ve iffet göstergesi olarak algılanması. Bir de dinimizden örnekler verilmesi. Dinimiz “Suratını as, otur” mu diyor. Yok yok olmaz öyle şey...

“Gülesim geldi, ama dur insan içindeyim, eve gidince gülerim” mi diyeceğiz iffetsiz damgası yememek için?

Kadınlar toplum içinde gülmesinlermiş, ağlamasınlar da o zaman. Ağlatmayın o zaman kadınları. Dövmeyin, sövmeyin, öldürmeyin.

Gülmek de ağlamak da insan için.

Daha ciddi şeylerle uğraşılsa ya, ülkemizin ve dünyanın bunca sorunu varken. Kadınları, fırsat bulup gülebildikleri zamanlarda rahat bıraksalar…

Gerçekten gülesim geldi…

Selen Genç 

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile