Çocuk yetiştirmek zor iş. Sağlığını, eğitimi, geleceğini düşün. Her şeyine yetişmeye çalış. En önemlisi de hayallerine önem ver. Hayaller her insanı geleceğe taşır. Çocukların hayalleri ise onların ruh sağlığı için ayrıca önemli. Oyun oynarken bazen oğullarımı seyrederim. Kendi dünyalarında neler neler yaşarlar. Ellerinde küçücük bir oyuncak ile bambaşka bir yere giderler.

Hayaller yaratıcılık için birinci şart. Şirketler artık iyi bir eğitimin yan ısıra ürün geliştirme, şirket yönetimi gibi alanlarda beyin fırtınası yapabilecek, hayalleri olan insanları arıyorlar. Sadece zeki olmak yetmiyor.

Küçük oğlum Erdem Egemen geçenlerde okulda yaptığı bir resmi getirdi. Bana anlatıyor. Resimde bir ev, içinde de biz varız. Abilerini, babasını, beni ve kendini çizmiş. Sonra resim kağıdını ters çevirdi. ‘Bak anne bu da evimizin arka tarafı kapı orada’ dedi.

Gerçekten kağıdın arkasına da evimizin arka tarafını çizmiş. Kendince evin iki tarafını da resmetmiş. Çok hoşuma gitti ve oğlumu kutladım. Eve gelen herkese resmini anlattı. Kardeşimin ikizleri var. Benim Erdem’le yaşıt. Bir sabah Berkay uyanmış. Yatakta kıkır kıkır gülüyor. Annesi şaşırmış. ‘Noldu oğlum? Niye gülüyorsun’ deyince bizimki rüyasını anlatmış: ‘Anne rüyamda kör sinekler gözlük takmıştı. Kocaman kocaman gözlüklerle uçuyorlardı. Semih gibi bir de başlarından gözlük düşmesin diye ipleri vardı. Artık kör sinekler de görüyorlardı’ Kör sineklerin görememesine çok üzülmüş Berkay.

Semih’in gözlük takmaya başlaması ile de çözümü rüyasında bulmuş. Yaratıcı beyinler için hayal dünyası çok önemli. Albert Einstein, ‘Hayal gücü bilgiden daha önemlidir çünkü bilgi sınırlıyken, hayal gücü tüm dünyayı kapsar’ demiş.

Çocuklarınızın hayal dünyasını koruyun. Onlara hayaller kurmaları için fırsat yaratın ve hayallerini destekleyin. Yarı yıl tatilinde hayalleri ile baş başa kalmaları için fırsatlar yaratın. İlerde de hayallerinin peşinden gitmelerine izin verin. Hayallere kıymayın.

Unutmayın her şey benim bir hayalim var diyerek başlar….

 Ben küçükken bir şarkı vardı... 'İlk öğretmenin kim senin, kim öğretti alfabeyi' diye başlayan. Hoşuma giderdi. Çocuklarım olunca onlara iyi birer anne olmak için çabaladım durdum. Okul hayatında zorluk çekmemeleri için evde elimden geleni yaptım. İkisi de okullarında çok başarılı. Üçüncüsü de onların yolunda ilerliyor. Hayat sadece okul değil diyerek onları sosyal alanlara da yönlendirmek için uğraştım. Yap-boz, maket, satranç, basketbol diye gidiyor aktiviteler. Sıkılmadıkları tek şey bilgisayar tabii. Bense mümkün olduğunca yasak koymadan bilgisayardan uzak tutmaya çalışıyorum. Kitap okumayı çok sevdiğim için onlara da aşıladım. Çok kitap okuyorlar. En çok kitap okuyanlar olarak madalyalar alıyorlar. Her şey iyi gidiyor sanki...

Yaz tatili geldi. Birçok kişi yazlıklarına gitti bile. Okullar kapandı. Binlerce öğrenci tatile çıktı. Pekii tatil sadece çalışanların hakkı mı? Ya evkadını olan anneler onlar için tatil yok mu? Yok ne yazık ki.

28
Mar

Yeşil gözlü, yakışıklı BABAM. Hayatımdaki ilk kahramanım.

17 Kasım geçeli ne oldu ki şurada. Ama yokluğunun ağırlığı ne kadar büyük bir bilsen. İçimde anlatamadığım bir boşluk var. Giderek büyüyor ve her geçen gün acısı daha da artıyor. Hani zaman her şeyin ilacıydı? Doğru değil BABAM.

Ülkemizde evlilikler sırasında yeminler edilmiyor. Filmlerde bu yemin törenini görüyoruz. Ama evlilik hayatında iyi günler de oluyor, kötü günler de. İşte bu günlerde birbirine destek olan eşlerin evlilikleri uzun ömürlü oluyor. İyi günleri birlikte geçirmek kolay. Ama ya kötü günler... İşte film orada kopuyor. Sevginin gücü orada ortaya çıkıyor. Kimi maddi sıkıntı çekince, kimi hastalıkta pes ediyor. Eşini yalnız bırakıyor.

Tiroit kanseri teşhisi ve sonrasındaki ameliyat aşaması sona erdi. Kontroller, taramalar bitti. Sonuçlara göre kanser bitti gitti. Darısı bu hastalık ile mücadele edenlerin başına. 18 Nisan’da ameliyat olmak için İstanbul’a giderken moralim gayet iyiydi. Hatta orada yapılan taramalarda tiroitlerin yanı sıra sol lenflerde de kanserli hücre tespit edilince moralimi bozmadım.