Çocukların yarım yarım konuşmaları çok tatlı gelir bana. Kendilerine göre buldukları kelimeler, dillerinin tam dönmemesi çok sevimlidir. Kimi erken konuşur, kimi daha geç. Ama önünde sonunda konuşurlar. Hem de bıktırıncaya kadar.

Ağızlarından çıkan ilk kelime anne ve baba için çok önemlidir. Önce ne diyecek, “Anne” mi, “Baba” mı? İki tarafta bastırır, “Önce bunu de” diye. Ama sonunda çocuk seçer ne diyeceğini.

Bu sene kış ağır geçiyor… Çok soğuk… Dışarı çıkılmıyor… Benimse içim daha da soğuk… Artık eskisi gibi bakamıyorum olaylara, insanlara…
Eşimin peşinden 13 yıldır il il gezerken, birçok insanla tanıştım. Her yerde sil baştan oldu. Sıfırdan başladık. Yeni insanları tanımaya çalıştık. Onlara kendimizi tanıtmaya çalıştık. Dostlar edinmeye uğraştık. Tam kaynaştık, anlaştık derken ayrıldık.
Bir çoğu ile temasımız kesildi. Arada gerçek dostlar çıktı. Mesafeler girse de, üzerinden çok zaman geçse de dostluklarımız etkilenmedi. Bazı garip olaylar hayatım boyunca karşıma çıktı. Ama bu aralar sanki daha da arttı.