Yaz tatili geldi. Birçok kişi yazlıklarına gitti bile. Okullar kapandı. Binlerce öğrenci tatile çıktı. Pekii tatil sadece çalışanların hakkı mı? Ya evkadını olan anneler onlar için tatil yok mu? Yok ne yazık ki.

Okul bitti. Ödevler bitti. Ama çocukların istekleri bitmedi. En büyük şikayet de sıkıntı. Bu nasıl bir şeydir ki sadece bilgisayarla oynayınca geçen bir sıkıntı. Üç oğlum da çok başarılı bir okul sezonu geçirdiler. En büyük 6. sınıfı okul birincisi olarak bitirdi. Ortancam da okulun en çok kitap okuyan çocuğu ve yine karnesi yüz üzerinden beşlerle dolu olarak 4. sınıfa geçti. Küçük anasınıfında uyumlu bir sene geçirdi. El becerileri epey gelişti. Tabii dili de.

Tamam diyorum tatil. Geç yatsınlar. Sınırsız oynasınlar. Ama oyun oynasınlar. Evde zeka geliştirici, kollektif oyuncaklar çeşit çeşit. Ama bizimkiler ilk fırsatta bilgisayar başındalar. Uyarmaktan dilimde tüy bitti resmen. 'Oğlum kaç saattir oynuyorsun yeter artık. Kalk bilgisayar başından. Kardeşlerinle oyna. Dışarı çık.' Gaziantep çok sıcak bir yer. Bu yüzden gündüz eve mahkumlar.

Dışarısı alev alev. Ev çok daha serin. Eee tamam da yazlığa gidene kadar benim üç afacan bilgisayarla kenetlenecek mi hep. Gündüz saatlerce balkon yıkıyorlar. Suyla oynamalarına izin veriyorum. Su faturası gelince ne yapacağız bilmem. Biraz satranç, biraz kitap okuma, biraz tatil kitabından test çözme. Gün de bitmiyor ki canım. Ne uzun bu yaz günleri. Baba izne çıksa da atsak kendimizi yazlığa.

Deniz, babaannenin sebze bahçesi şu bu derken oyalamak daha kolay. Yaz okullarına giden çocuklar daha mı mutlu bilmem ki. Bütün kış kalk okula git. Yaz gelince yine kalk okula git.

Nerde tembellik hakkı. Yatakta yayıla yayıla yatma. Bir yerlere, servise geç kalma telaşı olmaması. Grup halinde öğretmen eşliğinde olmadan canın isteyince birşeyler yapma. Geç yapılan kahvaltılar. Yatağa geç gitme. Ne kadar kulağa hoş geliyor di mi. Ama günümüz gençliği, günümüz çocuğu, günümüz yetişkini, elinde telefon veya bilgisayar bıtbııtbıtıbıtıbıt. Ne gittiği yerin tadını çıkarıyor. Ne de oyun oynamasını biliyor.

Ben çocukların boğuşmasını istiyorum. Kendi aralarında oyunlar kursunlar. Başları önde, konuşma özürlü sadece ekrana bakan çocuk istemiyorum. Yetişkinler de öyle. Ellerinde bilgisayar gibi telefonlar sürekli başkaları ile meşgul. Sohbet, konuşma hak getire. Herkes internet üzerinden konuşuyor. Nerede olduğunu, ne yediğini, ne giydiğini gösteriyor. Yanındaki önemli değil. Manzaraya bakmayıp, manzaranın fotoğrafını çekip paylaşma derdinde. Sonra da kaç kişi beğenmiş, yorum yapmış ona bakacak. Ay bırakın herşeyi tembellik yapın.

23 Nisan da Gaziantep'e gelen yabancı çocuklardan birini misafir ettik. Bulgaristan'dan Konstantin Zhelov. Çocuklar için de benim için de çok güzel bir deneyim oldu. Kosti benim üç oğlanla o kadar iyi kaynaştı ki. Birlikte satranç, uno, monopoly kovalama, saklambaç ve balon kovalamaca oynadılar. Tek kelime konuşmadıkları zaman bile ne kadar uyumluydular. İşte dedim çocuk böyle olmalı. Komşuma gelen Japon minik kız ise evinde bilgisayar olmadığı için ailesi ile temasa bile geçmedi. Bulduğu iplerle ponponlar yapıp el becerilerini göstermiş. Komşumun eşinin yorumu da güzeldi. 'Teknolojiyi yapıp bizim çocukların ellerine veriyorlar. Kendi çocukları zekalarını geliştirecek el becerileri ile yapılan oyuncaklarla oynuyor' İşte asıl can alıcı nokta bu.

Düşünen çocuklar yetiştirmek. Bilgisayar başında beynini uyuşturan, beceri gerektirmeyen oyunlardan uzak tutmak lazım çocukları. Tembellik etsinler. Düşünsünler. Beyinlerini kullansınlar. Oyunlar için yaratıcılıklarını kullansınlar. Çekin bilgisayarın fişini. Kapatın telefonunuzu. Bakalım çocuklarınız ile ne oynayacaksınız. Sadece uzanıp yatın isterseniz, konuşun biraz. Tembellik edin. Belki hoşunuza gider kim bilir.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorumlar  

0 #1 Necla July 31, 2014

Gecmiş olsun. Birkaç gün sonra (Pazartesi Günü) ben de sizin doktorunuz Mete Düren ile aynı operasyona gireceğim. Aşağı yukarı tespitler sizin durumunuza çok yakın.
Ameliyattan sonraki sürecle ilgili tavsiyeleriniz olabilir mi? Heyecanlanmaya ya da daha doğrusu korkmaya gerek var mı sizce :)
Mail adresime cevap yazarsanız memnun olurum.
Sağlıkla kalın..

 

Güvenlik kodu
Yenile