Berlin'de bir lise ve üç öğrenci geçtiğimiz hafta ilginç bir davaya konu oldu. Türk ve Arap kökenli üç öğrenci, hazırlık yılı sınavlarında başarısız olmalarının nedenini, sınıftaki göçmen kökenli öğrenci sayısının yüksekliğine bağlayarak dava açtı.

Berlin İdare Mahkemesi ise öğrencilerin sınıflarda göçmen kökenli öğrenci oranının düşük olması talebinde bulunamayacağına hükmetti. Mahkeme ayrıca, göçmen kökenli öğrenci oranının daha düşük olduğu sınıflarda sınavı veremeyenlerin sayısının daha yüksek olduğuna da dikkat çekti.

Almanya’da okullarda yabancı kökenlilerin fazla olmasının başarıyı olumsuz yönde etkilediğini düşünen sadece bu üç öğrenci ve ailesi değil. Maalesef toplumun geneli bu kanıda. Nerede yabancı var oradan kaçacaksın. Yabancıları istemeyenler sadece Almanlar da değil. Bu davada olduğu gibi yabancılar da kendisi gibi olan yabancıyı istemiyor. Yani ‘yabancı’ da, kendisi gibi yabancı olan, kendi dilini konuşan kendinden olan bir başka öğrenciyi, çocuğunun sınıfında istemiyor.

Yabancı kökenliler, yabancıların arasında çocuklarının iyi eğitim alamayacağı korkusu yaşıyor. Her yabancı kendi çocuğunun en iyi eğitimi alıp başarılı olmasını istiyor. Bu konuda şimdiye kadar yaşanan olumsuz örnekler, onları korkutmuş, ürkütmüş belli ki. Türk anne, çocuğunun her gün oynadığı kapı komşusu Türk kızıyla aynı sınıfta olmadığı için kendilerini şanslı görüyor. Bu durum bana göre hem trajik hem de sevindirici.  Çocuklarıyla ilgilenen, onların en iyi eğitimi almaları için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan yabancı kökenli aileler çoğunlukta. Ama ‘yabancının yabancıyı’ istememesi durumu bir o kadar da üzücü.

Şimdiye kadar dışlanmış, horlanmış ve hep farklı birileri olarak görülen yabancılar, bu toplumda sahip oldukları farklılıklarından korkar hala gelmiş. Yabancı olmaktan bu kadar korkar ve çekinir hale gelmemizin pek çok nedeni var tabi ki. Almanya’da yabancılara karşı olan ön yargılar, cinayetler, yapılan ayrımcılıklar, yabancıları ister istemez tedirgin ediyor, ürkütüyor, korkutuyor. Biz Türkler de, maalesef pek çok Alman için her zaman farklı ve ‘yabancıyız’.

Ancak kendi toplumumuz içinde ‘yabancı’ olmamalı birbirimize yabancılaşmamalıyız. Kapı komşumuz Türk kızının çocuğumuzla aynı sınıfta olmamasına sevinmek yerine, el ele vererek bütün çocukları mutlu ve başarılı gelecek için hazırlama gayreti göstermeliyiz.

Evet günümüz koşullarında biz anne ve babaların görevleri ve sorumlulukları çok ağır. İyi bir evlat, iyi bir öğrenci yetiştirebilmek, iyi bir gelecek hazırlamak zor ama imkansız değil. Bunun için çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Onlara ve eğitimlerine olan ilgimiz sadece sınav ve karne dönemleriyle kısıtlı kalmamalı. Güzel ve sıcak bir ortamda her gün çocuklarımzla sohbet etme fırsatı yaratmalı, okulunda neler yaptığını sormalı, arkadaşlarını tanımalı, öğretmenlerden devamlı çocuk hakkında bilgi almalıyız.

Bir arkadaşım, oğlu okula yeni başladığında Alman ailelerin kendisine selam vermediğini ancak çocuğu sınıfın en başarılı öğrencisi olunca herkesin tavrının değiştiğini, Alman ailelerin oğlunu evlerine davet ederek kendi çocuklarıyla arkadaşlık kurmalarını istediğini anlattı. Almanlar, başarılı çocuklarımızın sayısının arttığını gördükçe toplum içindeki ‘yabancılaşma’ da azalacak.

Bir gün Alman velileri, kendi çocuklarının bizim sahip olduğumuz farklı din, dil ve kültür avantajını çocuklarının da tanıması için bizim çocuklarımızın sınıfında yer almasını isteyecek. Yeter ki biz sahip olduğumuz değerlerin farkına varıp, onları en iyi şekilde çocuklarımıza aktarmasını bilelim. Yabancı çocukların çoğunlukta olduğu sınıfların başarısının konuşulduğu bir toplum yaratalım. Biz anne ve babalar bunu başarabiliriz. Birinci neslin yetiştirdiği 11 Türk kökenli milletvekili çok güzel bir örnek. İkinci ve üçüncü neslin yetiştirdiği çocuklarla gelecek yıllarda meclisteki temsilcilerimizin sayısı artacak, toplumun her kesiminde başarılı Türk kökenlilerin ismi anılacak.

Paylaşmak ister misin?

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Güvenlik kodu
Yenile